<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık arşivleri | maltepe.com.tr</title>
	<atom:link href="https://www.maltepe.com.tr/m/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.maltepe.com.tr/m/saglik</link>
	<description>Maltepe Haber, Eğlence, Alışveriş Platformu</description>
	<lastBuildDate>Sat, 16 Dec 2023 18:36:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi: Sağlıkta Yenilik ve Güven</title>
		<link>https://www.maltepe.com.tr/maltepe-cami-alti-tip-merkezi-saglikta-yenilik-ve-guven</link>
					<comments>https://www.maltepe.com.tr/maltepe-cami-alti-tip-merkezi-saglikta-yenilik-ve-guven#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[maltepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Dec 2023 18:35:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltepe.com.tr/?p=10584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi: Sağlıklı Yaşamın Anahtarı Sağlık, hayatımızın en değerli varlıklarından biridir. Bu nedenle, doğru sağlık kuruluşunu seçmek hayati bir öneme sahiptir. Maltepe...</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/maltepe-cami-alti-tip-merkezi-saglikta-yenilik-ve-guven">Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi: Sağlıkta Yenilik ve Güven</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi: Sağlıklı Yaşamın Anahtarı</h1>
<p>Sağlık, hayatımızın en değerli varlıklarından biridir. Bu nedenle, doğru sağlık kuruluşunu seçmek hayati bir öneme sahiptir. Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi, kaliteli sağlık hizmetleri ve modern tıbbi altyapısıyla öne çıkan bir kuruluştur. Bu makalede, Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi&#8217;nin sunduğu benzersiz hizmetlere odaklanacak ve sağlığınızı emanet edebileceğiniz güvenilir bir adres olduğunu göreceksiniz.</p>
<h2>Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi Nedir?</h2>
<p>Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi, sağlık sektöründe öncü bir kuruluş olarak bilinir. Modern tıbbi teknolojiyi kullanarak, uzman bir kadro eşliğinde hastalarına en iyi sağlık hizmetini sunmayı amaçlar. Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi, sağlıkta kalite ve güvenin simgesidir.</p>
<h2>Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi&#8217;nin Öne Çıkan Hizmetleri</h2>
<h3>1. Uzman Doktor Kadrosu</h3>
<p>Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi, alanında uzmanlaşmış doktorlarıyla tanınır. Hastalarına bireysel ve etkili bir tedavi sunmak için sürekli olarak eğitim alır ve en son tıbbi gelişmeleri takip eder.</p>
<h3>2. Modern Tıbbi Teknoloji</h3>
<p>Sağlık hizmetlerinde güncel teknolojinin kullanımı, Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi&#8217;nin önceliklerinden biridir. Gelişmiş teşhis ve tedavi yöntemleri, hastaların en iyi sonuçları elde etmelerini sağlar.</p>
<h3>3. Kişiye Özel Sağlık Planları</h3>
<p>Her bireyin sağlık ihtiyaçları farklıdır. Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi, hastalarına özel sağlık planları oluşturarak, kişiselleştirilmiş bir tedavi yaklaşımı sunar.</p>
<h2>Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<h3>Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi&#8217;nin konumu nedir?</h3>
<p>A: Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi, Maltepe bölgesinde, cami altında bulunmaktadır. Detaylı adres bilgilerine kurumun resmi web sitesinden ulaşabilirsiniz.</p>
<h3>Hangi branşlarda hizmet verilmektedir?</h3>
<p>A: Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi, genel sağlık hizmetlerinin yanı sıra çeşitli branşlarda uzman doktorlarla hizmet sunmaktadır. Dahiliye, pediatri, dermatoloji gibi birçok alanda uzmanlaşmış bir kadroya sahiptir.</p>
<h3>Randevu nasıl alınır?</h3>
<p>A: Randevu almak için telefon ile iletişime geçebilir veya online randevu sistemi üzerinden kolayca randevunuzu oluşturabilirsiniz.</p>
<h2>Sonuç</h2>
<p>Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi, sağlıkta kalite ve güvenin adresidir. Uzman doktor kadrosu, modern tıbbi teknolojisi ve kişiye özel sağlık planları ile hastalarına en iyi hizmeti sunar. Sağlığınızı emanet edebileceğiniz güvenilir bir merkez arıyorsanız, Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi sizin için ideal bir tercih olabilir. Sağlıklı günler dileriz!</p>
<p>SEO Meta Açıklaması: Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi, uzman kadrosu ve modern tıbbi teknolojisi ile sağlıkta öncü bir kuruluştur. Sağlığınızı emanet edebileceğiniz güvenilir bir adres.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/maltepe-cami-alti-tip-merkezi-saglikta-yenilik-ve-guven">Maltepe Cami Altı Tıp Merkezi: Sağlıkta Yenilik ve Güven</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltepe.com.tr/maltepe-cami-alti-tip-merkezi-saglikta-yenilik-ve-guven/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeniden açılan kreşlerde dikkat edilmesi gerekenler</title>
		<link>https://www.maltepe.com.tr/yeniden-acilan-kreslerde-dikkat-edilmesi-gerekenler</link>
					<comments>https://www.maltepe.com.tr/yeniden-acilan-kreslerde-dikkat-edilmesi-gerekenler#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[maltepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2020 11:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Alanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kreş]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltepe.com.tr/?p=10384</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koronavirüs salgını süresince kapatılan kreşler 15 Haziran itibariyle yeniden açıldı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mine Başıbüyük, bu ...</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/yeniden-acilan-kreslerde-dikkat-edilmesi-gerekenler">Yeniden açılan kreşlerde dikkat edilmesi gerekenler</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Koronavirüs salgını süresince kapatılan kreşler 15 Haziran itibariyle yeniden açıldı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mine Başıbüyük, bu süreçte hem ailelere hem de kreş yönetimlerine büyük iş düştüğünü belirterek “Öncelikle çocuklarımıza evde kişisel bakım, el yıkama ve mikropların bulaşma yolları ile ilgili eğitmemiz gerekli ancak sonuçta onlar çocuk bunu asla unutmamalıyız. Kreşlerde sınıf mevcutları mümkün olan en az sayı ile sınırlandırılmalı çocukların otuma düzenlerinde mutlaka aralarında yeterli mesafe oluşturulmalı” dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Organik temizleyiciler yeterli değil&#8221;</strong></p>
<p>Sınıfların günlük dezenfekte edilmesi gerektiğine de değinen Dr. Başıbüyük, sözlerine şöyle devam etti: “Çocukların el ile temasının sık olduğu masa kapı kolları gün içinde uygun dezenfektan ile dezenfekte edilmeli. Bu kapsamda kreşlerde UVC etkili hava sterilizasyon cihazı ile öğrencilerin kullandığı sınıflar, yemekhane ve oyun alanları sık sık temizlenebilir. Eller sık sık, 20 saniye yıkanmalı ve ardından tek kullanımlık kağıt havlu ile kurutulmalı. Dezenfeksiyon amacıyla banyo, tuvalet ve mutfak tezgahlarında yine çamaşır suyu uygun oranda sulandırılarak kullanılabilir. Organik temizleyiciler maalesef bu tip salgın durumlarında yeterli dezenfeksiyonu sağlayamıyor. Çamaşır suyu kullanılarak yapılan temizlik sonrası ortamın iyice havalandırılmasını da sağlamak gereklidir. Çocuklar kreşe girerken ateş ölçümü yapılabilir. Dışarıda giyilen ayakkabılar mutlaka değiştirilmeli. Uyku alanları varsa yataklar arası mesafeye dikkat edilmeli. Eğer hasta çocuk varsa kreşe kabul edilmemeli. Bu konuda ailelere sorumluluk düşüyor. Özellikle çalışan anne babalar için büyük sorun bu durum ama toplum sağlığı açısından dikkat edilmesi gerekiyor.”</p>
<p><strong>&#8220;Her gün ateşini kontrol edin&#8221;</strong></p>
<p>Dr. Başıbüyük, oyun alanlarında ise büyük oyuncakların 1,5 metre mesafeye dikkat ederek yerleştirilmesinin daha uygun olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu: “Oyuncak sayısı azaltılarak temas riski azaltılabilir. Çocukların oyun oynayacakları alanlar ve kullanılan oyuncaklar her etkinlik sonrasında dezenfekte edilmeli. Etkinlik ve oyun alanları mümkünse açık alanlarda planlanmalı mümkün değilse mutlaka sık sık temiz hava ile havalandırılmalı. Oynadıkları oyunların birbirlerine temas etmeyecekleri, gerekli fiziki mesafeyi göz önüne alarak planlanması daha uygun olur. Çocuklar kreşten geldikten sonra kıyafetlerin tümü mutlaka değiştirilmeli ve dışarıda giydiğimiz kıyafetler 60 derecede ayrı olarak yıkanmalı. Çocuk eve geldikten duş aldırılabilir. Ateş ölçümü tecrübeli isek elimizle, değilsek ateş ölçer ile günlük kontrol edilebilir. Hastalık bulguları olan çocukların sağlık kontrolünden geçirilmesi sağlanmalıdır.”</p>
</p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/yeniden-acilan-kreslerde-dikkat-edilmesi-gerekenler">Yeniden açılan kreşlerde dikkat edilmesi gerekenler</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltepe.com.tr/yeniden-acilan-kreslerde-dikkat-edilmesi-gerekenler/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı ve kalıcı kilo vermenin 10 etkili kuralı</title>
		<link>https://www.maltepe.com.tr/saglikli-ve-kalici-kilo-vermenin-10-etkili-kurali</link>
					<comments>https://www.maltepe.com.tr/saglikli-ve-kalici-kilo-vermenin-10-etkili-kurali#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[maltepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2020 11:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltepe.com.tr/?p=10378</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABONE OLGüne mutlaka proteinle başlayın   Beslenme şeklinizi düzene koymak için güne öncelikle sağlıklı bir kahvaltıyla başlamalısınız ...</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/saglikli-ve-kalici-kilo-vermenin-10-etkili-kurali">Sağlıklı ve kalıcı kilo vermenin 10 etkili kuralı</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb40d855428122ec7b722e"/> </div>
</div>
<div>
<div><strong>ABONE OL</strong></div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Güne mutlaka proteinle başlayın </b></p>
<p><b>Beslenme şeklinizi düzene koymak için güne öncelikle sağlıklı bir kahvaltıyla başlamalısınız. Kahvaltıda tüketeceğiniz; peynir, yumurta, yoğurt ve süt gibi proteinden zengin besinler uzun süre tokluk sağlayarak sürekli atıştırma alışkanlığınızı baskılamaya katkı sağlayacaklar. Protein alımı aynı zamanda bağışıklık sisteminizi güçlü tutmaya da yardımcı olacak.</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb412155428122ec7b7236"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Sebzede yoğurt, ette salata </b></p>
<p><b>Evde olduğumuz süreçte geç kahvaltı nedeniyle çoğumuzun atladığı öğle öğünü; genellikle öğleden sonra kan şekerinin düşmesine ve bunun sonucunda oluşan açlık nedeniyle pratik lezzetli atıştırmalıklara yönelmemize veya akşam öğününe fazla yüklenmemize neden oluyor. </b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb411c55428122ec7b7230"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Bu durum kilo almaya yol açtığı için; sebze yemeğinin yanında yoğurt ve et gibi proteinin yanında ise salatayla planlayacağınız öğle öğünü sizi tok tutarak kilo artışından koruyacaktır.</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb417455428122ec7b723b"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Tropikal yağlardan faydalanın </b></p>
<p><b>Avokado ve hindistan cevizi gibi iyi yağlardan zengin besinler sizi hem tok tutar hem de kalp-damar sağlığınıza fayda sağlar. </b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb419955428122ec7b723d"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Haftada 1-2 gün, kahvaltıda yarım avokado tüketmeniz veya ara öğünde kahvenize 1 tatlı kaşığı hindistan cevizi yağı eklemeniz, beslenme programınızı renklendirmesinin yanı sıra tokluk da sağlayarak kilo vermenize katkıda bulunacaktır.</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb420055428122ec7b7245"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Gerçek mi yoksa duygusal açlık mı?  </b></p>
<p><b>Olumsuz duygulardan kurtulmak amacıyla normalden fazla yemek anlamına gelen ‘duygusal yemek’ birçoğumuzun ortak problemi. Özellikle pandemide dışarı çıkamamak, hareketsizlik, sürecin belirsizliği gibi endişe veya stres yaratan durumlar nedeniyle yemek yeme miktarınız arttıysa, bunun önüne geçmenin ilk yolu, duygu durumunuz ve yemek yeme arasındaki bağlantıyı keşfetmek olacaktır.</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb420055428122ec7b7247"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Eğer bunun farkına varırsanız olumsuz duyguların ardından yemek yemek yerine yürümek ve müzik dinlemek gibi farklı aktiviteler yaparak duygusal yemenin önüne geçebilirsiniz.</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb424155428122ec7b7249"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Tatlı isteğinize savaş açın </b></p>
<p><b>Tatlı yemek hem kan şekerinde oluşturduğu dalgalanmalar hem de keyif verici özelliği nedeniyle bir kısır döngü oluşturmasının yanı sıra alışkanlık da yapıyor. “Eğer tatlı isteğinizin altında yatan etken kan şekerinizdeki dalgalanmalar ise öğün atlamamak, öğünlerde (et, tavuk, yoğurt, yumurta vs) protein kaynaklarını tüketmek kan şekerinizi dengede tutacak ve tatlı isteğini önleyecektir” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman sözlerine şöyle devam ediyor: </b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb426955428122ec7b7251"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>“Tekrarlayan davranışlar alışkanlık oluşturur. Dolayısıyla eğer tatlıyı keyif için tüketiyorsanız birkaç gün uzak durmayı deneyin. Tatlı isteğinizin yavaş yavaş yok olduğunu gözlemleyeceksiniz”</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb42ad55428122ec7b7253"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Açlık ve susuzluk sinyallerine dikkat!</b></p>
<p><b>Yapılan çalışmalar; su tüketimi yeterli olmayan kişilerin daha yüksek beden kitle indeksine sahip olduğunu gösterdi. Bunun önemli nedenlerinden biri, açlık ve susuzluk sinyallerinin çoğu zaman birbiriyle karışmaları nedeniyle susuz kaldığımızda bir şeyler yeme isteğimizi veya susama hissini yüksek kalorili, şekerli içeceklerle giderme eğilimimizin olması.</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb42bb55428122ec7b7255"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Bu nedenle her gün yeteri kadar su içtiğinizden emin olmalısınız. Günlük olarak kilo başına 30 ml su içmeyi ihmal etmeyin.</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb431655428122ec7b725a"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Sıvı yerine sert besinler tüketin </b></p>
<p><b>Son yıllarda sıvı beslenme adeta trend oldu. “Ancak yapılan çalışmalar, sıvı beslenmenin katı beslenmeye göre daha çok acıktırdığını ve sıvı gıda tüketiminin ardından kişilerin daha çok kalori tükettiğini gösterdi” uyarısında bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, “Yiyecekleri çiğnemenin doygunluğa ulaşmayı kolaylaştırdığı da yine çalışmalarda ortaya kondu. Bu nedenle blenderden geçirilen sıvı formdaki besinler yerine, çiğnenebilir formdaki besinleri tercih edin” diyor.</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb431655428122ec7b7258"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Beslenme programınız rengarenk olsun</b></p>
<p><b>Covid-19 tehdidinin devam ediyor olması nedeniyle tek silahımız olan bağışıklık sistemimize yatırım yapmamız şart. Vücudunuzun güçlü bir dirence sahip olması için özellikle kayısı, böğürtlen, çilek, yeşil biber, domates gibi meyve ve sebzelerin antioksidan özelliklerinden faydalanın.</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb438955428122ec7b726c"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Bakliyatları soğuk tüketin </b></p>
<p><b>Kuru fasulye, nohut ve mercimek gibi kuru baklagillerde bulunan nişasta, pişirme işleminden sonra soğutulduğunda dirençli nişasta haline geliyor, yani vücudumuzda sindirimi zorlaşıyor. ”Dirençli nişasta hem daha uzun süre tokluk sağlıyor hem de bağırsaktaki yararlı bakterilerin sayısının artmasına yardımcı oluyor” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman şu öneride bulunuyor:</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb438955428122ec7b726e"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>“Bu nedenle özellikle yaz aylarında piyaz ve mercimek salatası gibi soğuk tüketilen bakliyatlar hem kilo vermenize, hem de günlük protein ihtiyacınızı karşılayarak bağışıklık sisteminizi korumaya yardımcı olacaktır”</b></p>
</div>
</div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/750x0/5eeb43cb55428122ec7b7272"/> </div>
</div>
<div>
<div>
<p><b>Egzersiz olmadan olmaz </b></p>
<p><b>Egzersiz vücutta serotonin maddesini salgılattığı için olumsuz duyguların yönetilmesine, dolayısıyla duygusal yemenin önlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca kilo vermenin temel şartı olan alınan ve harcanan kalori arasındaki farkı oluşturmak için de düzenli olarak egzersiz yapmalısınız. Bu sayede karantina döneminde aldığınız kiloları çok daha kolay verebilirsiniz.</b></p>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/saglikli-ve-kalici-kilo-vermenin-10-etkili-kurali">Sağlıklı ve kalıcı kilo vermenin 10 etkili kuralı</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltepe.com.tr/saglikli-ve-kalici-kilo-vermenin-10-etkili-kurali/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanı uyardı! Sel sularında koronavirüs riski</title>
		<link>https://www.maltepe.com.tr/uzmani-uyardi-sel-sularinda-koronavirus-riski</link>
					<comments>https://www.maltepe.com.tr/uzmani-uyardi-sel-sularinda-koronavirus-riski#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[maltepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2020 09:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltepe.com.tr/?p=10057</guid>

					<description><![CDATA[<p> Son günlerde artan yağışlarla birlikte Türkiye'nin farklı noktalarında etkili olan sel felaketi, beraberinde 'sel sularından koronavirüs bulaşır ...</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/uzmani-uyardi-sel-sularinda-koronavirus-riski">Uzmanı uyardı! Sel sularında koronavirüs riski</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Son günlerde artan yağışlarla birlikte Türkiye&#8217;nin farklı noktalarında etkili olan sel felaketi, beraberinde &#8216;sel sularından koronavirüs bulaşır mı?&#8217; sorularını gündeme getirdi.</p>
<p><b>“SEL FELAKETLERİ ENFEKSİYON HASTALIKLARI AÇISINDAN RİSKLİ&#8221;</b></p>
<p>Etkili olan sel felaketinde hastalık bulaşma riskinin oldukça yüksek olduğunu belirten Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Cengiz Uzun, “Sel felaketleri enfeksiyon hastalıkları açısından oldukça ciddi. Çünkü kanalizasyon karışma olasılığı oldukça yüksek. Belki sadece yağan yağmur olsa sıkıntı olmaz ancak kanalizasyon karışmasından dolayı büyük sıkıntı yaratıyor. Özellikle dışkıyla bulaşan birçok hastalık kişilere geçebilir. Bunlar ishal yapan etkenler mesela tifo, paratifo gibi ciddi hastalıklar baş gösterebilir. Yine sadece sel sularından geçen mikroorganizmalar var. Bunlar ciddi enfeksiyonlara yol açabilir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><b>&#8220;ERKEN DE TANI KONMAZSA SIKINTI YARATABİLİR&#8221;</b></p>
<p>Ülkemizi etkisi altına alan Koronavirüs salgınının sel sularıyla da bulaşabileceğini ifade eden Dr. Uzun, “Tabii günümüzde ise herkesin aklına koronavirüs gelecek. Biliyoruz ki dışkıda koronavirüs gösterildi. Yani bulaşabilir. Yani sel sularına kanalizasyon suyu karışmışsa koronavirüs bulaşabilir. Diğer mikroorganizmalara göre çok fazla olabileceğini düşünmüyorum. Ama olası mı, evet olası. Fakat ondan çok daha önemli diğer mikroorganizmalar tifo, dışkıyla bulaşan ve ishal yapan diğer hastalıklar, oldukça ciddi hastalıklardır. Erken de tanı konmazsa sıkıntı yaratabilir&#8221; dedi.</p>
<p><b>“SEL SULARINA TEMAS ETMİŞ KİŞİ MUTLAKA SAĞLIK KURULUŞUNA GÖRÜNMELİ&#8221;</b></p>
<p>Vücuduna sel suyu temas etmiş kişilerin mutlaka bir sağlık kuruluşuna gitmeleri gerektiğinin altını çizen Dr. Cengiz Uzun, “Sel sularıyla temasınız bulunduysa ve sonrasında kişide ateş gelişirse, halsizlik olursa yani bir enfeksiyon tablosu olursa hemen bir hekime başvurmalarında fayda var. Ve hekime de mutlaka &#8216;yakın zamanda sel sularıyla temas ettim&#8217; söylemesi gerekiyor ki, biz ona göre hangi mikroorganizma ya da mikrop bu hastalık olabilir diye onu tahmin edelim ve ona göre tedbir alalım&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>&#8220;TEMİZLİK YAPARKEN DİKKAT&#8221;</b></p>
<p>Sonrasında yapılacak ev temizliğinde çamaşır suyunun önemine dikkat çeken Uzun, “Temizlik yaparken dikkatli olmakta fayda var. Özellikle bodrum katlarındaki sel su birikintilerinin mutlaka bir an önce temizlenmesi gerekiyor. En iyi temizlik malzemesi böyle durumlar için çamaşır suyu. Ellerimiz için de su-sabun ve mümkünse alkol bazlı el dezenfektanları önemli. Zaten aylardır hepimiz aşinayız. Ama artık yaşantımızın her alanına yaymak zorundayız&#8221; ifadelerini kullandı</p>
<p></p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/uzmani-uyardi-sel-sularinda-koronavirus-riski">Uzmanı uyardı! Sel sularında koronavirüs riski</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltepe.com.tr/uzmani-uyardi-sel-sularinda-koronavirus-riski/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koronavirüs salgını, Türkiye&#8217;de sağlık çalışanlarının psikolojisini nasıl etkiledi?</title>
		<link>https://www.maltepe.com.tr/koronavirus-salgini-turkiyede-saglik-calisanlarinin-psikolojisini-nasil-etkiledi</link>
					<comments>https://www.maltepe.com.tr/koronavirus-salgini-turkiyede-saglik-calisanlarinin-psikolojisini-nasil-etkiledi#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[maltepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2020 00:36:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hattı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[Salgın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltepe.com.tr/?p=9925</guid>

					<description><![CDATA[<p>Getty ImagesKoronavirüs salgınının başlamasıyla birlikte sağlık çalışanları çok yoğun bir tempo ile çalışmak zorunda kaldı. Bazıları aylarca eve ...</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/koronavirus-salgini-turkiyede-saglik-calisanlarinin-psikolojisini-nasil-etkiledi">Koronavirüs salgını, Türkiye&#8217;de sağlık çalışanlarının psikolojisini nasıl etkiledi?</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure><img decoding="async" src="https://c.files.bbci.co.uk/14383/production/_113091828_gettyimages-1209935919.jpg"/>Getty Images</figure>
<p>Koronavirüs salgınının başlamasıyla birlikte sağlık çalışanları çok yoğun bir tempo ile çalışmak zorunda kaldı.</p>
<p>Bazıları aylarca eve gidemedi, sevdiklerinden uzak kaldı; bazıları da artan hasta sayısıyla başa çıkabilmek için çok az uyuyarak, tüm zamanını hastalara adadı.</p>
<p>Peki bu süreç onların psikolojilerini nasıl etkiledi?</p>
<p>Normalleşmeyle birlikte çok sayıda insanın önlemlere dikkat etmemesi ve vaka sayısının artması, salgın nedeniyle neredeyse gece gündüz çalışmak zorunda kalan sağlık çalışanlarında ne gibi hislere yol açıyor?</p>
<p>Bu soruları sağlık çalışanlarına psikolojik destek veren kişilere sorduk.</p>
<p>Türkiye&#8217;de bu amaçla kurulan birden fazla telefon hattı oldu.</p>
<p>Bunlardan bazıları şöyle:</p>
<ul>
<li>Travma İyileştirme Grubu&#8217;nun telefon hattı</li>
<li>Sağlık Emekçileri Sendikası&#8217;nın (SES) Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) ile birlikte kurduğu hat</li>
<li>Türkiye Psikiyatri Derneği&#8217;nin hattı</li>
<li>İstanbul Psikodrama Enstitüsü&#8217;nün kurduğu hat</li>
<li>Sağlık Bakanlığı hattı</li>
</ul>
<p>Bu hatlar üzerinden bugüne kadar yüzlerce sağlık emekçisine destek verildi.</p>
<p>Türkiye Psikiyatri Derneği&#8217;nden Necip Çapraz, diğer ülkelerde yaşananları gözlemledikten sonra salgının Türkiye&#8217;de başlamasıyla birlikte sağlık sisteminin iş yüküyle karşı karşıya kalacağını tahmin ettiklerini ve bu yüzden bu hattı kurmaya karar verdiklerini anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Biz de onların ruh sağlığını korumak için bir şey yapmalıyız diye düşündük. Bir tür yurt dışındaki hotline sistemi gibi bir hat kurduk. Acil durum hattı, krize müdahaleyi hedefleyen bir hat olmasını istedik.&#8221;</p>
<p>7/24 ulaşabilen hatta 200 gönüllü psikiyatri uzmanının görev yaptığını aktaran Çapraz, salgının psikolojik boyutu hakkında şunları söylüyor:</p>
<p>&#8220;Bu hastalık salgını, büyük bir afet gibi düşünmek lazım bunu. Deprem gibi, çığ gibi. Afet dediğiniz şey aslında yaşamı aniden ve derinden etkileyen, bütün olanakları bir anda yetersiz kılan ani bir durumla karşı karşıya olma hali. Bu durumda da sağlık çalışanları çok ciddi bir yükle ve bir afetle karşı karşıya kaldılar. Her zaman kaybettiklerinden daha fazla hasta kaybetmeye başladılar bu süreçte. Bu da ciddi bir stres getiriyor.&#8221;</p>
<figure><img decoding="async" src="https://c.files.bbci.co.uk/F563/production/_113091826_hi061062818.jpg"/>Getty Images</figure>
<p><b>UYKU SORUNLARI, GERGİNLİK, ÖFKE</b></p>
<p>Çapraz, bu stresin kendisini uyku sorunları, gerginlik ve öfke olarak gösterebildiğini söylüyor.</p>
<p>SARS-Cov-2 yeni bir virüs olduğu için doktorların, özellikle de salgının başında, virüse dair yeterli bilgisi yoktu.</p>
<p>Çapraz, bu yüzden hastalarını kaybeden doktorlarda yetersizlik duygusunun da ortaya çıkabildiğini söylüyor.</p>
<p>Buna ek olarak bir de hastalanma riskiyle karşı karşıyalar:</p>
<p>&#8220;Raporlara göre 3 bin 500&#8217;ün üzerinde sağlık çalışanı hastalandı bu süreçte. Bir kısmı da maalesef kaybedildi. Dolayısıyla bu kadar yoğun bir stresle çalışıyorlarken buna bağlı bir takım ruhsal yakınmaları oluyor.&#8221;</p>
<p>Derneğin hattını bugüne kadar 500&#8217;den fazla sağlık çalışanı aradı.</p>
<p>Çapraz, hattın bir acil durum hattı olması nedeniyle tek seferlik görüşme yapıldığını, bir kişinin daha uzun terapiye ihtiyaç duyması durumunda yaşadığı yere yakın uzmanlara veya hastanelere yönlendirdiklerini söylüyor ve ekliyor:</p>
<p>&#8220;Başvuranların çok büyük kısmının, yüzde 80&#8217;inden fazlasının tek aramayla sorunlarını çözdüklerini gördük.&#8221;</p>
<p>Bir diğer danışma hattını kuran Travma İyileştirme Grubu ise 20 yıldır Türkiye&#8217;de yaşanan travmatik olaylar sonra bu tür hizmetler veriyor.</p>
<p><b>&#8216;TRAVMALAR ÜLKESİ&#8217;</b></p>
<p>EMDR (Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) Derneği altında faaliyet gösteren bu gruptan Şenel Karaman, Türkiye&#8217;yi bir &#8220;travmalar ülkesi&#8221; olarak tanımlıyor.</p>
<p>Grupları 1999&#8217;daki Marmara Depremi&#8217;nde faaliyet göstermeye başladıktan sonra pek çok deprem ve afette psikolojik destek sunmuş.</p>
<p>Salgınla birlikte yalnızca sağlık çalışanlarına değil, koronavirüse yakalananlar ve koronavirüsten hayatını kaybedenlerin yakınlarına da destek verdiklerini anlatan Karaman, 600 kişiye beşer seans hizmet verdiklerini söylüyor.</p>
<p>Arayanların yüzde 48&#8217;i sağlık çalışanı. Bu da 294 sağlık çalışanına hizmet verdikleri anlamına geliyor.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://c.files.bbci.co.uk/0EEB/production/_113091830_gettyimages-1208907298.jpg"/>Getty Images</figure>
<p>Karaman, aslında daha fazla sağlık çalışanının destek almak istediğini fakat yoğun tempolarından ötürü vakit ayıramadıklarını anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Belki şimdi biraz daha sakinleşti, vaka sayısı azaldı, belki bundan sonra o çalışmayı ertelemiş olanlar yararlanabilirler. Biz yardım almalarını kesinlikle öneriyoruz.</p>
<p>&#8220;Travma eğer proses olmamışsa, varlığını yıllar boyunca sürdürülüyor.</p>
<p>&#8220;Travmatik deneyimden etkilenmiş insanlar eğer bedenleri de buna tepki veriyor, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı artıyor. Uykusuzluk, odaklanma sorunları ortaya çıkabiliyor.</p>
<p>&#8220;Bizim arkadaşlarımızın araştırması var, Marmara Depremi 20 yıl önce oldu, hâlâ ışığı söndürmeden uyuyamayan, yatamayan insanlar var. 20 yıl hâlâ onun etkisi devam ediyor.&#8221;</p>
<p>Sağlık çalışanlarının bu süreçte uykusuzluk, kaygı ve üzüntü gibi belirtilerin yanı sıra eski travmaların tetiklenmesiyle de karşı karşıya kalabileceğini belirten Karaman, &#8220;İnsanların en önemli özelliği, herhangi bir travmatik olay yaşadığımızda beynimiz bunu nötr olay, sıradan olay haline getirebiliyor, böyle bir yeteneği var beynimizin. Ancak bazı durumlarda bu gerçekleşmiyor ve kilitli kalıyor orada&#8221; diyor ve ekliyor:</p>
<p>&#8220;EMDR tekniği o kilidi açmaya yarıyor. Biz insanın otomatik yaptığı bir işlemi hızlandırıyoruz veya devreye girmesini sağlıyoruz.&#8221;</p>
<p>Karaman, Türkiye&#8217;nin travmalar ülkesi olması nedeniyle çok sayıda travma çalışan uzman olduğunu söylüyor ve psikolojik yardıma ihtiyaç duyan insanları kendi hatlarından veya diğer hatlardan yardım aramaya davet ediyor.</p>
<p>Karaman, bazen insanların ihtiyacı olması durumunda yardım aramadığını, böyle durumlarda da bu kişinin yakınlarının onu ikna etmesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p>İstanbul Psikodrama Enstitüsü&#8217;nden Deniz Altınay ise 100 kişilik bir ekiple bugüne kadar 140 sağlık çalışanına yardım ettiklerini söylüyor.</p>
<p>En sık gördükleri şikayetler arasında tükenmişlik hali, anksiyete, depresyon, uyku sorunları, ilişkilere yansıyan problemler, çaresizlik ve yalnızlık duyguları, ölüm korkusu, yakınlarını kaybetme korkusu, yaşamın anlamını sorgulama ve öfke problemleri olduğunu anlatıyor.</p>
<p><b>ÖNLEMLERE DİKKAT EDİLMEMESİNİN ETKİSİ</b></p>
<p>Peki normalleşmeyle birlikte çok sayıda insanın önlemlere dikkat etmemesi ve vaka sayısının artması, salgın nedeniyle gece gündüz çalışmak zorunda kalan sağlık çalışanlarında nasıl hislere yol açıyor?</p>
<p>Bu soruyu yönelttiğimiz Şenel Karaman, sağlık çalışanlarının bir yandan kuyuyla iğne kazarken diğer yandan basit önlemlerin alınmadığını gördüğünde hayal kırıklığı, öfke ve kızgınlık gibi duygulara kapılabileceklerini söylüyor ve ekliyor:</p>
<p>&#8220;Aynı zamanda yetersizlik, çaresizlik duygularını da getirebilir yanında. &#8216;Biz ne yaparsak yapalım, ne kadar çalışırsak çalışalım vaka sayısı yine artacak, hastalık yine çoğalacak&#8217; gibi daha olumsuz duygulara neden olabilir.&#8221;</p>
<p>Deniz Altınay da bazı sağlık çalışanlarının toplumun duyarsız kesimlerine karşı öfkeli olduğunu gözlediklerini fakat bunların oranının büyük olmadığını söylüyor.</p>
<p>SES yönetiminden Aylin Akçay ise TODAP ve SES&#8217;in çağrı merkezine başvuranların şikayetleri arasında kaygı, tükenme, kendi hayatı üstündeki kontrolü yitirme hissi, öfke, çaresizlik ve yalnızlık hislerinin olduğunu söylüyor.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://c.files.bbci.co.uk/5D0B/production/_113091832_gettyimages-1217822633.jpg"/>Getty Images</figure>
<p><b>SAĞLIK BAKANLIĞI&#8217;NA ELEŞTİRİLER</b></p>
<p>Fakat Akçay, burada bazı problemlerin salgının kendisinden değil, Sağlık Bakanlığı&#8217;nın yanlış politikalarından oluştuğunu söylüyor:</p>
<p>&#8220;Sağlık Bakanlığı, sağlık emekçilerini buna hazırlamakta yetersiz kaldı.</p>
<p>&#8220;Kurumlarda ne önlemler alınacağı, neler yapılacağına dair birlikte karar aldığımız bir süreç işletilmedi. Bu belirsizlik ve bilinmeme hali, kaygıyı, endişeyi çok artırdı sağlık emekçileri arasında.&#8221;</p>
<p>Sürecinden başında hem bu sorunlarla hem de ekipman sıkıntısı nedeniyle sağlık çalışanlarının sisteme dair güvenini yitirdiğini söyleyen Akçay, bu belirsizlik ve kaygı hali nedeniyle emeklilik ve istifa yasaklanmış olsa da işe gitmeyi bırakan sağlık çalışanları olduğunu anlatıyor ve ekliyor:</p>
<p>&#8220;Bizim sahada çalışanlardan anketlerle aldığımız bilgiler, Covid alanında çalışacak kişilere verilen kişilerin eğitimlerinin son derece kısıtlı olduğunu gösteriyor.</p>
<p>&#8220;Sağlık emekçilerinin sürekli kontrolden geçirilmesi gerekir. Bu hem kendilerinin hem etraflarının korunması açısından. Ama bu yapılmadı. Sağlık emekçileri kendilerinin taşıyıcı olup olmadığı konusunda sürekli bir şüphe taşıdı. Bu da iş dışındaki insan ilişkilerini zorlaştırdı.</p>
<p>&#8220;Bu devam ediyor. Halen rutin bir test yok sağlık emekçileri için ama sağlık hizmeti açıldı, poliklinikler açıldı.</p>
<p>&#8220;Bir yandan bu süreci yaşarken çalışma alanlarımızda baskıyla da karşılaştık. Güvenliğimiz için yapılması gereken bir şeyi idarelerden talep ederken, uğraş verirken bile baskıyla karşılaştık. Ekipman isteyen arkadaşlarımıza soruşturmalar açıldı, güvenlik önlemi alın diyen arkadaşlarımız yok sayıldı, baskı gördü, yerleri değiştirildi.&#8221;</p>
<p>Sağlık Bakanlığı&#8217;na eleştiri getiren tek kişi Akçay değil.</p>
<p>Necip Çapraz pandeminin başlangıcında nöbet listelerinin çok hızlı değişmesinin stres ve sıkıntıyı artırdığını söylüyor. Çapraz, bazı sağlık çalışanlarının söz verilen ek ödemeleri alamadığını, hâlâ hastanelerde şiddete maruz kaldıklarını, çalışma koşullarının daha konforlu hâle getirilebileceğini de ekliyor.</p>
<p>Deniz Altınay ise devletin yavaş işlediğini ve geciktiğini, kendileri gibi destek faaliyetleri yürüten örgütlerle organik ilişkiye geçmesi gerektiğini fakat kendileriyle yeteri kadar organik ilişki kurmadıklarını söylüyor.</p>
<p>Hem bu eleştirilere yanıtlarını öğrenmek hem de kendi psikolojik destek hatlarındaki tespitlerini aktarmak için Sağlık Bakanlığı&#8217;yla iletişime geçtik. Ancak bakanlık BBC Türkçe&#8217;nin sorularına yanıt vermedi.</p>
<p><b>TALEPLER</b></p>
<p>Uzmanların önümüzdeki süreçte sağlık çalışanlarının psikolojilerinin korunması için getirdikleri önerilerden bazıları ise şöyle:</p>
<ul>
<li>Sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi,</li>
<li>Çalışan sayısının artırılarak iş yükünün azaltılması,</li>
<li>Ek ödemelerin herkese yapılması,</li>
<li>Böylesi yoğun bir dönemden sonra yeterli izin imkanının sağlanması,</li>
<li>Çalışanların psikolojik durumlarının kurum tarafından takip edilerek gerekli desteğin sağlanması,</li>
<li>Sağlık çalışanlarının karar alma süreçlerine daha fazla dahil edilmesi, taleplerinin dinlenmesi.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/koronavirus-salgini-turkiyede-saglik-calisanlarinin-psikolojisini-nasil-etkiledi">Koronavirüs salgını, Türkiye&#8217;de sağlık çalışanlarının psikolojisini nasıl etkiledi?</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltepe.com.tr/koronavirus-salgini-turkiyede-saglik-calisanlarinin-psikolojisini-nasil-etkiledi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sınav kaygısı yaşayan öğrencilere uzmanından öneriler</title>
		<link>https://www.maltepe.com.tr/sinav-kaygisi-yasayan-ogrencilere-uzmanindan-oneriler</link>
					<comments>https://www.maltepe.com.tr/sinav-kaygisi-yasayan-ogrencilere-uzmanindan-oneriler#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[maltepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2020 16:36:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltepe.com.tr/?p=9862</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüz eğitim sisteminin sınava ve sınanmaya dayalı bir sistem olduğunu vurgulayan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. Fatma Eren, bu durumun ...</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/sinav-kaygisi-yasayan-ogrencilere-uzmanindan-oneriler">Sınav kaygısı yaşayan öğrencilere uzmanından öneriler</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Günümüz eğitim sisteminin sınava ve sınanmaya dayalı bir sistem olduğunu vurgulayan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. Fatma Eren, bu durumun ailelerin, öğretmenlerin, okulların çocukların sınavdaki başarısına odaklanmalarına sebep olduğunu söyledi.</p>
<p>Uzm. Dr. Fatma Eren, “Bir sınavdan dolayı heyecanlanmak ve kaygılanmak olağan bir duygudur ve başarı için gereklidir. Kaygının yeterli düzeyde olması sınavlara motive olmada ve iyi hazırlanmada işe yarar. Ancak hissedilen kaygının yoğunluğu; sınava yeterince hazırlanmaya ve öğrenilen bilgiyi sınav sırasında etkili bir biçimde kullanmaya engel oluyor, başarıyı düşürüyorsa sorundur ve sınav kaygısı olarak tanımlanır” dedi.</p>
<p><strong>‘Başka çarem yok&#8217; diye düşünmeyin</strong></p>
<p>Sınav kaygısının nedenlerinden birinin kısa zamanda çok konu çalışmak zorunda kalmak ve sınava yeterince çalışmamış olmak olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Fatma Eren ayrıca sınavlara aşırı önem atfetmek, sınavın sonucuna odaklanmak ve sonucunu felaketleştirmek (Hayatta başarılı ve mutlu olabilmek için sınavı kazanmaktan başka çarem yok, Mutlaka kazanmalıyım, yoksa mahvolurum vb.) sınava ilişkin bilgi ve becerisine veya bunu sınava yansıtabileceğine dair güvensizlik (ya yapamazsam vb.), bilgisinin değil, kişiliğinin değerlendirileceği düşünceleri (üniversiteyi kazanamazsam ben bir hiçim vb.), ailenin ve sosyal çevrenin beklentileri ve baskıları (bu sene muhakkak kazanmalısın yoksa üniversiteyi unut, bu soruyu yanlış yapıyorsan hala hiçbir yeri kazanamazsın vb.) gibi sebeplerin sık görüldüğünü belirtti.</p>
<p><strong>Karın ağrısı ve taşikardiye yol açabilir </strong></p>
<p>Uzm. Dr. Fatma Eren, “Sınav ile ilgili negatif düşünceler ve aşırı kaygı düzeyinin öğrencide dikkatini toplayamama, okuduğunu anlamama, bilgileri aktaramama gibi olumsuz akademik etkiler yanında tedirginlik, huzursuzluk, taşikardi, ağız kuruluğu, karın ağrısı, mide bulantısı, terleme, titreme, uykusuzluk/fazla uyuma, iştahsızlık/aşırı yeme gibi fiziksel etkilere neden olur. Süreçte öğrencinin çok çalışmasına rağmen performansında ve başarısında artma değil tersine düşme gözlenir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Baş etmenin yolları </strong></p>
<p>Sınav kaygısı ile baş etmenin olmazsa olmazının sınava mümkün olduğunca planlı, düzenli ve verimli çalışmak olduğunu belirten Uzm. Dr. Fatma Eren, planlamada önemli olanın ise sınava hazırlanma sürecinde bireysel özelliklere göre çalışma takvimi, çalışma saati, kaynak seçimi, tekrar yapma, çıkmış soruları çözme vb. aşamaların programlanması ve düzenli bir şekilde uygulanması olduğunu söyledi. Uzm. Dr. Fatma Eren, sınav kaygısı ile baş etmede etkili olan diğer yöntemleri ise şöyle sıraladı:</p>
<p>“Sportif faaliyetlerin öğrenme ve stres üzerinde olumlu etkileri uluslararası akademik çalışmalara son zamanlarda sıklıkla konu olmaktadır. Sınav çalışma sürecinde her gün veya haftada 3 gün, en az 20 dakika kültür-fizik hareketleri yapılmalıdır. Egzersizler beyne kan ve oksijen akışını artırarak konsantrasyonu güçlendirmekte ve stresi azaltarak dengelemektedir. Burada egzersizden kasıt, ders çalışma zamanının tamamını spora ayırarak zaman geçirme anlamına gelmemektedir. Bahse konu faaliyet evde ve orta düzeyde yapılan sportif aktiviteleri içermektedir. Diğer taraftan düzensiz uyku ve düzensiz beslenme kaygıyı artırabilmektedir. Yoğun çalışma nedeniyle düzenli beslenme ve uyku ihmal edilmemelidir. Sınav kaygısı ile baş etmede bir diğer önemli adım ise öğrencilerin hedeflerini, sınavı kazanmak değil yeterince çalışmak olarak belirlemeleridir. Olumsuz düşüncelerden sıyrılıp olumlu düşüncelere odaklanarak motive olmak da kaygı seviyesini dengelediği için önemlidir. Örneğin; ‘Yapabileceğimin en iyisini yapacağım, dünyanın sonu değil ya telafisi var, başarısız olmam tembel ve beceriksiz olduğumu göstermez, çalışma sistemimde değişiklik yapmam gerektiğini gösterir’ vb. cümlelerle olumlamalar yapılabilir. ‘Sınavda arkadaşlarım kazanır ben kazanamazsam ne yaparım’ gibi düşüncelerden uzak durarak başkalarının ne yapacağına değil kendi yapacaklarımıza odaklanmamız daha faydalı olacaktır.”</p>
<p><strong>Anne babaya düşen görevler </strong></p>
<p>&#8211; Sınav kaygısını artıran bir faktör de ailedir. Aileler sıklıkla kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmaktadır. Sınavın çocukların geleceği için ne kadar önemli olduğuna abartılı bir şekilde çok kez vurgu yapmaları çocuklar üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Çocuklardan beklentinin yüksek olması ve sınavı bir araç değil amaç olarak görmeleri çocukların sınav kaygısını artırabilmektedir.<br />&#8211; Sınav kaygısını azaltmak için ailelerin tutumu; yüksek beklentili olmama, sınavı yüceltmeme, ölüm kalım sorunu haline getirmeme, başarı/başarısızlığı kesinlikle başkalarıyla karşılaştırmama şeklinde olmalıdır.<br />&#8211; Aileler, çocuklarına çağın gereklerine uygun olarak empatik davranmalı, güven aşılamalı, rol model olmalı, uygun aile ortamı tesis etmeli, örnek problem çözme davranışları sergilemeli, olumlu görüşler bildirerek cesaret ve motivasyon sağlamalıdır. Çocuklarına sevgilerinin karşılıksız olduğunu belirtmeli/hissettirmelidir. Çocuklarının başarı düzeyi ne olursa olsun gösterdikleri çaba takdir edilmelidir.</p>
<p><strong>Öğrencilere öneriler</strong></p>
<p>&#8211; Sınava girecek öğrencilerin kesinlikle gerçekçi, duruma uygun ve işlevsel bir sınav stratejileri olmalı ve bu strateji deneme sınavlarında test edilerek netleştirilmelidir. Örneğin; sınav süresini etkin kullanmak, hangi alandan cevaplandırmaya başlayacağına karar vermek ve cevap kâğıdında kaydırma yapmamak gibi durumlar için uygun yöntemler belirlenmelidir.<br />&#8211; Her bireyin özellikleri ve izleyeceği yol farklıdır. Bu yüzden gerçeklikten uzak, işlevsiz ve duruma uygun olmayan stratejiler kurgulanmamalıdır. Sınavda rahat kıyafetler tercih edilmeli, kaşındıran, sıkan, rahatsız eden vb. kıyafetler tercih edilmemeli, sınavda su tüketimi ve tuvalet ihtiyacı geçmiş tecrübeler baz alınarak planlanmalıdır.<br />&#8211; Son bir haftayı stresten, olumsuz haberlerden, beden ve ruhu yoracak aktivitelerden uzak; sakin ve huzurlu geçirmek önemlidir.<br />&#8211; Sınavdan önceki gün kendilerini iyi hissettirecek güzel hayaller kurulabilir, gevşeme ve nefes egzersizleri yapılabilir. Son gece sınava yönelik çalışmalar yapılmamalıdır.<br />&#8211; Sınav başlamadan özgüvenli bir duruş ile birkaç kez derin bir nefes alıp yavaşça verilebilir. Sınav esnasında yanıtlayabileceği önemli sorulardan başlamalı, bilemediği sorulara takılıp kalmadan atlayıp sonra tekrar dönmeli, dikkatinin dağılması halinde bunun normal olduğunu ama sonrasında dikkatini tekrar toplayabileceğini düşünmeli ayrıca dikkat artırma teknikleri hızlıca uygulanabilmelidir. Kaygının çok arttığı zamanlarda bunu azaltmaya yönelik hızlıca gevşeme egzersizi, kontrollü nefes alıştırması yapılabilir.<br />&#8211; Sınav esnasında olumsuz düşüncelere karşı motivasyon yüksek tutulmalı ve kaygının fiziksel etkilerine de dayanılabileceği düşünülmelidir.<br />-Sınav sonrasında ise sınav iyi geçse de, geçmese de ödüllendirici ve keyif verici aktiviteler yapılması önemlidir.<br />&#8211; Sınav kaygısı ile birlikte obsesif kompulsif bozukluk, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlüğü, depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu gibi tanılar da mevcut olabilir. Bu nedenle uzman desteğine başvurulması önem arz etmektedir.</p>
</p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/sinav-kaygisi-yasayan-ogrencilere-uzmanindan-oneriler">Sınav kaygısı yaşayan öğrencilere uzmanından öneriler</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltepe.com.tr/sinav-kaygisi-yasayan-ogrencilere-uzmanindan-oneriler/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim Kurulu üyesi Yamanel&#8217;den &#8216;hisseli kurban kesimi&#8217; uyarısı</title>
		<link>https://www.maltepe.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-yamanelden-hisseli-kurban-kesimi-uyarisi</link>
					<comments>https://www.maltepe.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-yamanelden-hisseli-kurban-kesimi-uyarisi#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[maltepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2020 13:36:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gerekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Kişiyle]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[Pazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltepe.com.tr/?p=9817</guid>

					<description><![CDATA[<p>
 Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım ve İç Hastalıkları Uzmanı ve Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel, yaklaşan Kurban ...</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-yamanelden-hisseli-kurban-kesimi-uyarisi">Bilim Kurulu üyesi Yamanel&#8217;den &#8216;hisseli kurban kesimi&#8217; uyarısı</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span></span></p>
<p></p>
<p>Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım ve İç Hastalıkları Uzmanı ve Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel, yaklaşan Kurban Bayramı’nda hayvan pazarları ve kesim yerlerinde virüse karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.</p>
<p><b>&#8216;TOKALAŞMANIN YAPILMAMASI GEREKİYOR&#8217;</b></p>
<p>Prof. Dr. Yamanel, kurban satış yerlerine girerken vatandaşın sosyal mesafe ve maske konusunda dikkat olması gerektiğini bildirerek, &#8220;Kurban satış yerlerine girerken vatandaşların ateşinin ölçülmesi gerekiyor. Yine çok kalabalık oluşturmayacak şekilde az kişiyle pazar içerisinde hareket edilmesi çok önemli. Ayrıca hayvan alım satımında tokalaşmanın mümkün olduğu kadar yapılmaması gerekiyor. Kurban alım satımında el tokalaşması bizim kültürümüzde olan bir gelenek. Ama koronavirüs salgınının olduğu bu dönemde kurban alırken el tokalaşmasının yapılmaması bulaş açısından önemli bir önlem olacaktır&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8216;AZ KİŞİYLE KURBAN PAZARINA GİDİLMELİ&#8217;</b></p>
<p>Prof. Dr. Yamanel, hayvan pazarlarında özellikle büyükbaş alınırken fazla kalabalık oluşturulmaması gerektiğini belirterek, &#8220;Büyükbaş hayvanlarda hisseli olarak alım yapıldığı için vatandaşların tanıdıkları ile değil de tek olarak kendilerinin alım işlemine gitmesi önemli. Mümkün olduğu kadar az kişiyle kurbanın seçilip kurbanın kesim esnasında yine az kişiyle bu işlemlerin yapılması gerekiyor. Ayrıca hayvan pazarlarında tek yön kuralı da getirilebilir. Vatandaşlar bir taraftan hayvan pazarına girip bir taraftan çıkabilir. Az kişiyle kurban seçimine de gitmeye özellikle dikkat edilmesi gerekir. Çok kalabalık oluşturmamak amacıyla her aileden bir kişiyle seçim ve kesim uygun olur&#8221; diye konuştu. </p>
<p><b>MUTLAKA MASKE TAKILMASI GEREKİYOR</b></p>
<p>Prof. Dr. Yamanel, hayvan pazarına kurban seçmeye giden kişilerin mutlaka maske takmasının gerektiğini vurgulayarak, &#8220;Yine orada bulunan kurban satıcılarının da mutlaka maske takması ve hijyen kurallarına uyması gerekiyor. Bu kişilerin yetkililer tarafından ateşlerinin ölçülmesi ve sık denetimlerinin yapılması da uygun olacaktır. Ayrıca virüsün hayvanlardan insanlara geçtiğine dair bir veri yok. Ama yine de bazen insanlardan hayvanlara geçebiliyor. Bu nedenle oradaki hayvanlara da belli bir mesafede durmak önem arz edebilir&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8216;EL HİJYENİNE DİKKAT EDİLMELİ&#8217;</b></p>
<p>Prof. Dr. Yamanel, aşırı özgüven oluşturduğu için kafe ve restoranlarda çalışanların eldiven takmaması yönünde önerilerinin, hayvan pazarlarında çalışanlar için de geçerli olduğunu belirterek, &#8220;Buralarda çalışan insanların eldiven kullanmaktan ziyade el hijyenine dikkat etmeleri daha önemli. Mutlaka su ve sabunla ellerini yıkamalılar. Bunlara o an ulaşamıyorlarsa el dezenfektanı ve kolonya ile el hijyenine dikkat etmeleri iyi olacaktır&#8221; diye konuştu. </p>
<p></p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-yamanelden-hisseli-kurban-kesimi-uyarisi">Bilim Kurulu üyesi Yamanel&#8217;den &#8216;hisseli kurban kesimi&#8217; uyarısı</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltepe.com.tr/bilim-kurulu-uyesi-yamanelden-hisseli-kurban-kesimi-uyarisi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Virüs ve hastalıklara karşı ozon tedavisine ilgi arttı</title>
		<link>https://www.maltepe.com.tr/virus-ve-hastaliklara-karsi-ozon-tedavisine-ilgi-artti</link>
					<comments>https://www.maltepe.com.tr/virus-ve-hastaliklara-karsi-ozon-tedavisine-ilgi-artti#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[maltepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2020 10:48:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Ozon Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltepe.com.tr/?p=9775</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada korona virüsü ile mücadele devam ederken vücudu korumanın her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulayan Arslan, virüse yakalanmamak ...</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/virus-ve-hastaliklara-karsi-ozon-tedavisine-ilgi-artti">Virüs ve hastalıklara karşı ozon tedavisine ilgi arttı</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Tüm dünyada korona virüsü ile mücadele devam ederken vücudu korumanın her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulayan Arslan, virüse yakalanmamak için bağışıklık sisteminin güçlü olması gerektiğini bu nedenle de ozon tedavisine ilginin çoğaldığını vurguladı.</p>
<p>“Ozon tedavisi, hücrelerin oksijen ihtiyacını karşılayarak ve kan dolaşımını artırarak vücudun bağışıklığını güçlendirir. Hiçbir yan etkisi olmayan bu yöntemle hastalıkların direkt tedavisi yapılabilir, ana tedavinin tamamlayıcı unsuru olabilir ve hatta hastalıklardan önce uygulanarak kişinin hastalanmamasını sağlayabilir.” Ozonun anti mikrobik etkisi olduğunu belirten Doç Dr. Aydın Arslan, bu özelliği ile hem maddi açıdan hem de sosyal hayatın kazanımı açısından hastaya avantaj sağladığını, kişinin yaşamsal fonksiyonlarında ileride oluşabilecek çok daha ciddi hastalıkları önleyerek ekonomik bir tedavi sunulduğuna dikkat çekti.</p>
<p>&#8220;Virüs salgını nedeniyle ozon tedavisine ilgi arttı. &#8220;Uygulama, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici bir etki gösteriyor, kullanım alanı ise çok fazla.”</p>
<p>Özellikle yaşlılarda, kronik hastalığı ve bağışıklık sistemi zayıf olanlarda salgın hastalıklar şiddetli semptomlara neden olabiliyor. Salgınlardan korunmak için bağışıklığı güçlendirmenin önem arz ettiğine dikkat çeken Doç. Dr. Aydın Arslan, ozon tedavisi ile vücudun salgın hastalıklara karşı kuvvetlendirildiğini belirtti.</p>
<p>Uygulamanın diyabete bağlı yaralar, mantar, egzama, karaciğer enflamasyonları, bel ve boyun fıtığı ağrıları, sporcu yaralanmaları, cilt yenileme, dolaşım bozuklukları, bağışıklık sistemi, fiziksel yenilenme, eklem hastalıkları, bağırsak problemleri, kanser gibi birçok alanda kullanıldığını ifade eden Doç Dr. Aydın Arslan, ozon tedavisinin faydalarını şöyle sıraladı:</p>
<p>-Karaciğerin temizlenmesi, kasların güçlendirilmesi ve kas ağrılarının giderilmesini sağlar</p>
<p>-Yorgunluğun giderilmesi, vücuttaki parazitlerin yok edilmesi, yağların yakılması ve sindirimin düzenlenmesinde,</p>
<p>-Damar tıkanıklıklarının açılması, bakterilerin yok edilmesi, kanser hücrelerinin çoğalmasının engellenmesi</p>
<p>-Soğuk algınlığının engellenmesi, kalp fonksiyonlarının iyileştirilmesi ve ani kalp krizi riskinin düşürülmesi</p>
<p>-Fazla şekerin yakılması, dalağın ve pankreasın oksijenlendirilmesi, lenf sisteminin detokslanması</p>
<p>-Gangrenin önlenmesi, sinir sistemini koruması, kanı sulandırması, kansızlığı önlemesi</p>
<p>-Hepatit A, B, C hastalıklarının iyileştirilmesi, AIDS, zona ve uçuk gibi virüs hastalıklarının tedavi edilmesi</p>
<p>-Cildi yenilemesi, nemlendirmesi, akneleri temizlemesi, gözaltı morluklarını önlemesi, saç dökülmesini engellemesi</p>
<p>-Yaraları iyileştirmesi, hormon dengesini düzeltmesi, mantar ve egzama hastalıklarının iyileştirilmesi</p>
<p>-Vücudun tüm hücrelerini temizlemesi</p>
<p> </p>
</p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/virus-ve-hastaliklara-karsi-ozon-tedavisine-ilgi-artti">Virüs ve hastalıklara karşı ozon tedavisine ilgi arttı</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltepe.com.tr/virus-ve-hastaliklara-karsi-ozon-tedavisine-ilgi-artti/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koronavirüs: Bazı Covid-19 hastaları neden koku ve tat alma duyularını yitiriyor?</title>
		<link>https://www.maltepe.com.tr/koronavirus-bazi-covid-19-hastalari-neden-koku-ve-tat-alma-duyularini-yitiriyor</link>
					<comments>https://www.maltepe.com.tr/koronavirus-bazi-covid-19-hastalari-neden-koku-ve-tat-alma-duyularini-yitiriyor#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[maltepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2020 05:48:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Koku]]></category>
		<category><![CDATA[Tat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltepe.com.tr/?p=9703</guid>

					<description><![CDATA[<p>EPAİngiltere ve ABD gibi bazı ülkelerde, koku ve tat alma duyularının kaybedilmesi de yeni tür koronavirüsün yol açtığı Covid-19 hastalığının ...</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/koronavirus-bazi-covid-19-hastalari-neden-koku-ve-tat-alma-duyularini-yitiriyor">Koronavirüs: Bazı Covid-19 hastaları neden koku ve tat alma duyularını yitiriyor?</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure><img decoding="async" src="https://c.files.bbci.co.uk/17D98/production/_113088679_29033841-e9ec-4a1c-b36c-a0aab6bd5114.jpg"/>EPA</figure>
<p>İngiltere ve ABD gibi bazı ülkelerde, koku ve tat alma duyularının kaybedilmesi de yeni tür koronavirüsün yol açtığı Covid-19 hastalığının belirtileri arasında sıralanıyor.</p>
<p>Bazı hastalar, bir aydan uzun bir zaman hem tat hem de koku alamadıklarını söylüyordu. Bazılarının ise bu duyularının geri gelmesi daha uzun sürüyor.</p>
<p>Son dönemde bunun arkasında yatan nedenlerin tespit edilmesi için bazı bilimsel araştırmalar yapılıyor.</p>
<p>Yapılan ilk değerlendirmeler, bazı Covid-19 hastalarında görülen bu durumun arkasında doku ya da mukozların şişmesinin yatıyor olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Reading Üniversitesi&#8217;nden tat kimyası uzmanı Doç. Dr. Jane Parker ile Londra Üniversitesi&#8217;nden rinolog Dr. Simon Gane&#8217;in The Conversation&#8217;da yayımladıkları makalede, solunum yollarında mukoz ve doku şişmesi sonucunda, burnun koku almasını sağlayan olfaktör yarığının tıkandığı belirtildi.</p>
<p>Makalede, Covid-19 hastalarında olfaktör yarığının tıkanması sonucu koku ve tat kaybının yaşanmış olabileceği ifade ediliyor.</p>
<p>Bu tıkanma sonucunda da aromalar, nöronlara ulaşamıyor ve bu da sorun yaşayan kişinin koku duyusunu kaybetmesine neden oluyor.</p>
<p>Bu şişkinliğin azalmasının ardından hastalar yeniden koku almaya başlıyor. Bu sorun normal şartlar altında hastalığın geçmesinden bir ya da iki hafta sonra çözülüyor.</p>
<p>Ancak bağışıklık sisteminin daha agresif mücadele ettiği durumlarda nöronlarda da hasar oluşabiliyor ve bu süre 30 güne kadar çıkıyor.</p>
<figure><img decoding="async" src="https://c.files.bbci.co.uk/814A/production/_113089033_dfc78867-a53a-47ab-99a8-be97ebddf875.jpg"/>Reuters</figure>
<p><b>Tat ve koku birbiriyle bağlantılı</b></p>
<p>Bilim insanları koku ile tat duyularının birbiriyle yakından bağlantılı olduğunu ve koku duyusunun kaybolmasının tat almayı da etkileyebileceğini söylüyor.</p>
<p>Bununla birlikte Covid-19 hastalarında görülen tat kaybının bundan mı kaynaklandığı yoksa ayrı bir nedeni mi olduğu ise henüz kesin olarak bilinmiyor.</p>
<p>Virüsün çıkış noktası olan Çin&#8217;in Vuhan kentinde Covid-19 nedeniyle hastaneye kaldırılan 200 hasta üzerinde Nisan ayında yapılan bir araştırmada, hastaların yalnızca yüzde 5&#8217;inin koku ve tat duygusunu kaybettiğini söylediği belirtiliyor.</p>
<p>Ancak yine aynı içerisinde 50 hasta üzerinde yapılan bir araştırmada ise bu oran yüzde 98&#8217;e çıkıyor. Mayıs ayındaki bir araştırmada da hastaların yüzde 53&#8217;ü koku alma duyusunu yitirdiğini söyledi.</p>
<hr>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/koronavirus-bazi-covid-19-hastalari-neden-koku-ve-tat-alma-duyularini-yitiriyor">Koronavirüs: Bazı Covid-19 hastaları neden koku ve tat alma duyularını yitiriyor?</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltepe.com.tr/koronavirus-bazi-covid-19-hastalari-neden-koku-ve-tat-alma-duyularini-yitiriyor/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çekirdekte E-kodlu katkı madde uyarısı: Kansere zemin hazırlıyor</title>
		<link>https://www.maltepe.com.tr/cekirdekte-e-kodlu-katki-madde-uyarisi-kansere-zemin-hazirliyor</link>
					<comments>https://www.maltepe.com.tr/cekirdekte-e-kodlu-katki-madde-uyarisi-kansere-zemin-hazirliyor#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[maltepe]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2020 05:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Süre]]></category>
		<category><![CDATA[Tuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.maltepe.com.tr/?p=9697</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koronavirüs salgını nedeniyle evde daha fazla vakit geçirilmesi kuruyemiş tüketiminde de artışa sebep oldu. Özellikle ucuz olması ve alışkanlık ...</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/cekirdekte-e-kodlu-katki-madde-uyarisi-kansere-zemin-hazirliyor">Çekirdekte E-kodlu katkı madde uyarısı: Kansere zemin hazırlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koronavirüs salgını nedeniyle evde daha fazla vakit geçirilmesi kuruyemiş tüketiminde de artışa sebep oldu. Özellikle ucuz olması ve alışkanlık yapması nedeniyle en sık tüketilen kuruyemişlerden biri de İzmirlilerin çiğdem olarak bildiği çekirdek oldu. Kilosu 20 ile 25 lira arasında değişen çekirdek, evde vakit geçirenlerin en sık tükettiği atıştırmalıklar arasında geliyor. Ancak uzmanlar, çekirdeğin üretiminden ambalajlanmasına kadar olan süreçte kullanılan bazı katkı maddeleri konusunda uyardı. </p>
<p><b><strong>&#8220;TUZUN YAPIŞMASI İÇİN KULLANILIYOR&#8221;<img decoding="async" src="http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2020/6/25/091552714-cekirdek.jpg"/></strong></b></p>
<p>Gıda etiketlerinde karşımıza çıkan E-kodlarının doğal ve yapay gıda katkı maddeleri olduğunu belirten Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Yönetin Kurulu Başkanı Uğur Toprak, bu kodların Avrupa Birliği tarafından hazırlandığını söyleyerek çekirdekte de bu maddelere rastlanabildiğini açıkladı. Özellikle tuzun yapışması için bu tür maddelerin kullanılabildiğini öne süren Toprak, &#8220;İzmirlilerin çiğdem diye bildiği çekirdek, tuzsuz da sunulur. Ama genellikle ağzımızı yaksın isteriz. Damak zevkimize göre tuzlu tüketilir. Bu tuz da genellikle ya deniz tuzu, ya kaya tuzudur. Tuzun yapışmasını sağlamak için normalde un kullanılırdı. Ama daha sonra maltodeksin yani E-kodlu ürünler de kullanılmaya başladı. Un daha çok tercih ediliyor. Ama bunun dışında daha farklı yapıştırıcılar da kullanılıyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;KANSERE VARANA KADAR OLUMSUZ SAĞLIK TABLOSUYLA KARŞILAŞILABİLİR&#8221;</strong></p>
<p>E-kodlu ürünlerin yani gıda katkı maddelerinin insan sağlığına zararlı olduğunu ifade eden Uğur Toprak, E330 yani sitrik asidin kanser yapıcı özelliğe sahip olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Sitrik asit bildiğiniz limonda, portakalda da bulunabilen bir asittir. Bunların vücuda en az zarar verici değerleri vardır. Gıda ürünlerinde kullanımı için minimum düzeyler belirlenir. Bunlar limitlerinde kullanılırsa, bir sakınca yoktur. Gıda mühendisliği konusunda eğitim almamış bir kişi, belirlenen miktarları aşabilir. Bu da yasal değildir ve cezai yaptırımları mevcuttur. Kullanılması gereken düzeyden fazlası kullanılıyorsa ve biz onu sürekli yiyorsak belli bir süre sonra vücudumuzda birikmeye başlamasıyla birlikte kansere varana kadar olumsuz sağlık tablosuyla karşılaşılabilir. Bazı firmalar farklı bir tat vermesi için Çin tuzu da kullanılıyor. Yasadaki miktarlara uygun olarak kullanıldığında farklı bir aroma vermiş oluyor ve tüketicinin beğenisine sunuyorlar. Bazı firmalar vanilya tozu kullanır. Firmalar bunu kendine has bir tat oluşturmak için kullanıyor. Bazıları da çekirdeğin üzerine jelatin kullanarak tuzu yapıştırma yoluna gidiyor. E-kodlu ürünlerden biri de jelatindir.&#8221;</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2020/6/25/091525996-shutterstock6264721731691526388697-880x495.jpg"/></p>
<p><b><strong>&#8220;TÜKETİM SIKLIĞI ALIŞKANLIK HALİNE GELEBİLİR&#8221;</strong></b></p>
<p>İzmir Ticaret Borsası Meclis Üyesi ve kuruyemiş üreticisi Abdülhamit Sevim de çekirdeğin üretim aşamalarını anlatarak doğal ve sağlıklı şekilde tüketiciye ulaştırılabileceğini kaydetti. Ayçekirdeğinin köylüden alındıktan sonra lazer sistemi ile elendikten sonra temizlenip kavurulması için fırına girdiğini anlatan Sevim, &#8220;Çekirdek kavurmadan önce su, buğday unu ve tuz işleminden geçer. Daha sonra doğal şekilde halka sunulur. Tuzun çekirdeğin üzerine yapışması için en önemli işlevi buğday unu görür. Buğday unu olmazsa nişasta kullanılabilir. Ancak genel tercih buğday unudur. Böylece rengi daha açık ve daha güzel olur. Undan daha ucuzu yok. Un en ucuzu ve en sağlıklı olanıdır. Biz tuzda ise göl tuzu kullanıyoruz&#8221; dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2020/6/25/091508683-a4d3153f11deb816e96a140b8c9afbc8.jpg"/></p>
<p><b><strong>&#8220;ÇİĞDEMİN BAŞINA OTURDUM MU KALKAMIYORUM&#8221;</strong></b></p>
<p>Çekirdeği sık tükettiğini anlatan vatandaşlardan Şehriban Çimen ise fazlasının zararlı olduğunu bilmesine karşın bu alışkanlıktan kurtulamadığını dile getirdi. Çimen, &#8220;Çiğdemi İzmir&#8217;de sevmeyen yoktur. Ben de bu süreçte oldukça fazla tükettim. Özellikle tuzlu olanlarına bayılıyorum. Gün aşırı yerim. Bir alışkanlık haline geldi bende. Çiğdemin başına oturdum mu kalkamıyorum. Sürekli yiyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.maltepe.com.tr/cekirdekte-e-kodlu-katki-madde-uyarisi-kansere-zemin-hazirliyor">Çekirdekte E-kodlu katkı madde uyarısı: Kansere zemin hazırlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.maltepe.com.tr">maltepe.com.tr</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.maltepe.com.tr/cekirdekte-e-kodlu-katki-madde-uyarisi-kansere-zemin-hazirliyor/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
