Haz 11 2010

Diyabet cildi de tahrip ediyor

Kategori: Sağlık,Şeker Hastalığıadmin @ 15:49

Uzmanlar, diyabet hastalarının diyabet konusunda ne kadar çok şey öğrenirlerse hastalığı o derece iyi kontrol altına alabileceklerini, diyabet kaynaklı sorunların üstesinden kolayca gelebileceklerini belirtiyor.
Diyabet hastalarının vücudunda çeşitli komplikasyonlar meydana gelir. Örneğin, küçük kan damarları hasar görür. Kan şekeri ve tansiyonun yüksek olması damarları zayıflatır. Zayıflayan, hasara uğrayan damar çoğu zaman çatlar.
Büyük kan damarlarının çatlaması, çoğu zaman kalp krizlerine, inmelerin gelişmesine, tansiyonun yükselmesine, kollara, bacaklara ve başa yetersiz kan gitmesine neden olabilir.
Sinir hasarı cinselliği de etkiliyor

Tıpta nöropati adı verilen, sinirlerin hasar görmesi durumu, ayak ve bacakların aşağı kısımlarında karıncalanma, uyuşma, yanma, sızı ve zonklama hislerine neden olur. Sinirlerin zarar görmesi cinsel sağlığı da olumsuz etkiler.

Erkeklerde ereksiyon bozuklukları, kadınlarda orgazma ulaşmada azalma olabilir. Diyabet hastalarında, enfeksiyonlarla mücadele edebilme yeteneği azalır. Enfeksiyonlar ağız, ayaklar, akciğer, mesane, kadınlık organları veya deride görülebilir.
Diyabetli kişilerde ayrıca ayak ve kasıkta sık sık cilt enfeksiyonlarına ve tırnak enfeksiyonlarına rastlanır. Kan şekerinin yüksek olduğu durumlarda deri ve diğer dokularda meydana gelen kayıplar, hasarlı veya ölü kısmın ameliyatla alınmasıyla iyileşebilir.



Haz 11 2010

Diyabet hastalığının belirtileri ve tedavi yolları

Kategori: Sağlık,Şeker Hastalığıadmin @ 15:49

Diyabet, vücudun insülin maddesi üretimi ve/veya kullanımındaki bozukluk sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olup karakteristik özelliği kan şekeri yükselmesidir.
Şeker hastalığı (ya da tıptaki adıyla Diabetes Mellitus), vücudumuzda insülin hormonunun hiç üretilememesine, vücudun ihtiyacını karşılayacak kadar üretilememesi ya da üretilen insülinin yeterince etki gösterememesine bağlı olarak ortaya çıkar. Toplumumuzun yaklaşık %6’sı diyabet yani şeker hastasıdır.
İnsülin pankreas denilen midemizin arkasında yer alan bir organımızdan kan dolaşımına verilir. Normalde vücuda yemeklerle aldığımız besinler parçalanarak, vücudun başlıca yakıtı olan şekere dönüştürülür ve kan dolaşımına geçerek kan şekerini yükseltir. Kan şekeri yükselmesi de pankreastan insülinin kana geçmesini arttırır. İnsülinde kanda dolaşan şekerin vücudumuzdaki hücrelere alınarak kullanılmasını ve vücudumuzun ihtiyacı olan enerjinin üretilmesini sağlar.
Şeker hastalığında yediğimiz besinlerle aldığımız ana enerji kaynağı olan şekeri vücudumuz insülin eksikliği nedeniyle yeterince kullanamaz. Şeker kan dolaşımında kalarak kan şekerini yükseltir. Vücudumuz ise şeker denizi içinde yüzerken (insülin eksikliği nedeniyle kullanamadığı için) şekersizlikten, enerji üretmek için yağları ve kasları yakar. Çünkü şekeri kullanması için gerekli anahtar olan insülin eksiktir.
Diyabet belirtileri
Tedavi edilmeyen şeker hastalarında aşağıdaki belirtilerin hepsi veya sadece bir kısmı görülebilir.
- Ağız kuruluğu ve çok su içme (polidipsi) (Vücuttan idrarla çok su atıldığı için vücutta su azalır ve çok su içme ihtiyacı doğar)
- Çok idrara çıkma (poliüri), gece çok idrara kalkmak (Noktüri). (Kandaki fazla şeker böbreklerden idrara geçer, fazla şekeri atmak için şekerle beraber vücuttan suda atılacağı için idrar miktarı fazlalaşır)
- Açlık hissinin fazlalaşması ve çok yemek yeme (polifaji) (insülin yetersizliğinden dolayı hücrelerin ihtiyacı kadar şeker hücrelere giremez, bunun sonucunda hücrelerden beyine sürekli açlık sinyali gönderilir. Yemek yenilse de şeker hücrelere alınamadığı için açlık hissi devam eder, vücut yenilen besinleri enerjiye dönüştüremez . Bunun sonucunda halsizlik, kilo verme yakınmaları da ortaya çıkar.)
- Halsizlik
- Zayıflama
- Bulanık görme (Kan şekerinin yükselmesi görmemizi sağlayan göz merceği ve göz sıvısının yoğunluğunun değişmesine yol açar ve bulanık görme ortaya çıkar. Kan şekeriniz, şeker hastalığınızın tedavisi ile normal değerlere gelse de görmenizin düzelmesi bir kaç hafta alabilir.)
- Ciltteki yaraların veya kesiklerin yavaş iyileşmesi (Hücreler yeteri kadar beslenemedikleri için ve vücudun savunma sistemi bozuk olduğu için yara iyileşmesi geç olur)
- Kadınlarda vajinal kaşıntı (Kan şekerinin yüksek olması hem vücudun direncini azaltarak hem de mayaların çoğalmasını sağlayacak uygun ortamı hazırlayarak vajinal kandidiasis-vajinal mantar oluşmasını sağlar. Kan şekeri kontrolü ile bu durum kendiliğinden geçebilir, düzelmezse doktora başvurmanız gerekir)
Diyabet teşhisi
Aşağıdakilerden en az bir tanesi varsa şeker hastalığı (Diabetes Mellitus) teşhisi konulur.
- Açlık kan şekeri 126 mg/dl veya üzerinde ise,
- Herhangi bir saatte bakılan kan şekeri 200 mg/dl veya daha fazla ve beraberinde çok su içme, çok idrara çıkma veya açıklanamayan kilo kaybı varsa,
- 75 gr glukoz içerek yapılan şeker yüklemesinden iki saat sonra kan şekeri 200 mg/dl veya daha fazla ise.

Başlıca iki tip şeker hastalığı vardır.
Tip 1 Diabetes Mellitus: Tip 1 diyabet, genellikle çocukluk çağında 35 yaş altında başlar. Pankreasta insülin üreten hücrelerin harap edilmesi ile ortaya çıkar. Çoğunlukla vücudumuzun kendi savunma sistemi tarafından insülin üreten hücreler harap edilir. Bunun neticesinde vücutta insülin üretilemez. İnsülin olmadığı için şeker enerji üretiminde kullanılamaz. İnsülin olmadığı sürece kan şekeri yüksek kalır.
Tip 1 diyabeti olan hastalarda pankreastan kana insülin verilmesini arttıran şeker düşürücü hapların hiç bir etkisi olmayacaktır. Tip 1 diyabetin tedavisinde vücutta eksik olan insülin hormonunu dışarıdan yerine koymak gerekir.
İnsülin ağızdan alındığında mide-bağırsak sistemimizde sindirilip etkisiz hale getirileceğinden ağızdan verilemez. Ancak cilt altına injeksiyonla verilirse insülin etki gösterebilir. Günümüzde kalem, pompa ve çok ince iğnesi olan şırıngalarla insülin tedavisi çok rahatlıkla uygulanabilmektedir.
Tip 2 Diabetes Mellitus: Pankreastan kana yeterince insülin salgılanamaması veya üretilen insülinin vücutta yeterince etki gösterememesi ile ortaya çıkar. En sık görülen diyabet (şeker hastalığı) tipidir.
Genç insanlarda da görülebilmesine rağmen genellikle 35-40 yaşından sonra ortaya çıkar. Tedavisi genellikle beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi, şişman hastalarda kilo verilmesinin sağlanması, düzenli egzersiz ve ağızdan alınan insülin salgılanması ve şekerin kullanımını düzenleyen ilaçlarla tedavi edilir. Ancak ilerleyen zaman içinde bu hastalığın tedavisi için de insülin kullanılması gerekebilir.



Haz 11 2010

Şeker hastaları mutlaka sahura kalkmalı

Kategori: Sağlık,Şeker Hastalığıadmin @ 15:49

Uzmanlar, oruç tutacak diyabet (şeker hastalığı) hastalarına mutlaka sahura kalkmaları ve Ramazan’da oruç tutmadan önce doktor kontrolünden geçmeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyorlar.
Dahiliye Uzmanı Dr. Sait Önal, şeker hastalarının normal şartlarda gün içinde en az üç ana, üç ara öğün ile beslenmeleri gerektiğini hatırlatarak, Ramazan’da iki ana öğüne düşecek olan beslenme düzenine dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı.
Dr. Önal, “Kan şekeri kontrolünün sağlanamamasından kaynaklanan diyabet ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Bu sebeple normal şartlarda zaten çok dikkat edilmesi gereken bir hastalık olan diyabet, Ramazan’da daha özenle takip edilmelidir.
Şeker sorunu yaşayan hastalar Ramazan öncesinde kesinlikle doktor kontrolünden geçerek diyabet türlerine göre en uygun yönlendirmeyi almalıdırlar” diye konuştu.
Kan şekerinizi düzenleyin
Şeker hastaları için hazırlanan iftar ve sahur yemeklerinin hafif olması gerektiğini belirten Önal, şu tavsiyelerde bulundu:

“Yemekler kan şekerini düzenleyici bir tarzda hazırlanmalıdır. Ağır, yağlı, hayvansal gıdalar yerine hafif bir çorba, sebze yemekleri ve yeterli sıvı (su) alınmalıdır. İftar ve sahur arası dönemde ise kahvaltıya yakın bir ara öğün oluşturulmalı ve hafif bir şekilde ara öğün yapılmalıdır. Bu öğün uyumadan iki saat önce tercih edilmelidir.”
Sebze ve tahıl tüketin
Sahurun kesinlikle atlanmaması gerektiğini bildiren Dr. Önal, “Ara öğünden sonra uyunmalı ve sahur vaktinde sahura kalkılmalı” dedi.
Sahurda da kan şekerini düzenleyerek, sağlıklı gün geçirmeye yardımcı olacak gıdaların tercih edilmesini öneren Dr. Önal, kahvaltılık ürünlerin, yeşil taze sebzelerin, kepekli tahılların tüketilebileceğini söyledi.



Haz 11 2010

Bilinçli diyabet hastası şeker tüketebilir

Kategori: Sağlık,Şeker Hastalığıadmin @ 15:49

Uzmanlar, ömür boyu yaşayacağı hastalığını çok iyi bilen ve iyi bir eğitim alan bilinçli her diyabet hastasının şekerli gıdalar tüketebileceğini belirtiyor.

100. Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Uzman Diyetisyeni Maksut Şahin, tedavide önemli bir yeri bulunan diyetin, yaşam tarzı, yaş durumu ve diğer özelliklere göre belirlendiğini söyleyerek, “Diyabeti öğrenmek için hastanın, en az üç aylık eğitim alması gerekir” dedi.
Diyabetli hastanın iyi eğitim alması halinde sağlıklı bir insan gibi yaşamlarını sürdürebileceğini belirten Şahin, hatta, şekerli gıdalardan bile yiyebileceğini vurguladı.
Hastalara gruplar halinde eğitim verildiğini anlatan Şahin, şu bilgileri verdi:
- Diyabetliler 3 ana, 3 ara öğün almalı.

- Günde 20-25 gram, besinlerin sindirilmeyen kısımlarından oluşan posalardan tüketip, alkolden uzak durmalı.
Gıdaları evde hazırlayın
- Üzerinde “diyet ve light” yazan ürünlerin şekeri alınıp, bunun yerine şeker türevi maddeler konuluyor. Bu da sağlık açısından uygun değil. Hastalar bu yiyecekleri evlerinde hazırlayabilir. Dondurma ve reçeli sağlıklı bir şekilde pişirip, tüketebilirler. İsteyen hastalar bu tariflerden yararlanabilir.”


Sonraki sayfa »