ABD’li bilim adamları Alzheimer hastaları üzerinde yaptıkları araştırma ve deneylerde, Alzheimer’in beyinde meydana getirdiği tahribatı ve hasarı ortadan kaldırdıklarını açıkladı.
Washington Üniversitesi uzmanları bir antikor sayesinde beynin hafıza ve yargı mekanizmalarının bulunduğu bölümde oluşan ‘plaka’ adlı birikintileri temizlemeyi başardıklarını açıkladı. Bu sayede sadece birkaç gün içinde, sinir hücrelerinde meydana gelen hasarın düzeldiği belirtildi.
Araştırmadan önce tıp dünyasında geçerli olan görüş, hasar gören beyin hücrelerinin bir daha asla düzeltilemeyeceği idi.
Araştırma raporu hazırlayan uzmanlardan Robert Brendza, “Plakaları temizleyerek hasarın yayılmasını önleyeceğimizi düşünüyorduk. Ancak üç gün içinde plakalar sebebiyle oluşmuş şişkinliklerin yüzde 25′inin yok olduğunu gördük” diye bilgi verdi.
Brendza, yöntemin tedavisi olmayan Alzheimer hastalığına yakalanmış kişilerdeki etkinin görülmesi için daha fazla araştırma gerektiğini, ancak sonuçların heyecan verici’ olduğunu söyledi.
Uzmanlar, insan beyninin sürekli aktif, dikkat ve konsantrasyon açısından üstün özelliklere sahip olmasının yenen besinlerle bağlantılı olduğunu belirtiyor. Protein, karbonhidrat, vitamin ve minerallerden oluşan bir beslenme programı ile beynin performansını artırıp unutkanlığın önüne geçmek mümkün.
Balık, yeşil yapraklı sebzeler, lahanagiller ve tahıl içerikli bir diyetle, günümüzde yaygınlaşan unutkanlık sorununu çözebilirsiniz. Genç yaşlarda başlayan, pek önemsemediğimiz hafif unutkanlıklar, ileride karşımıza hafıza kaybı hastalığı olarak bilinen Alzheimer’i çıkartabilir.
Hafıza depolanması
Yapılan araştırmalarda, kolin adlı maddenin hafıza depolanmasında önemli rol oynadığı, eksikliğinde ise unutkanlığın devreye girdiği ortaya çıktı. Bu hastalara kolin açısından zengin olan yeşil yapraklı sebzeler, soya fasulyesi, yumurta sarısı, lahanagiller, özellikle de karnabahar ve sakatatlarda bulunan lesitin maddesi verildi ve hafıza kaybında düzelme kaydedildi.
Yürüyüş yapmak da faydalı
Öğrenme yeteneğini geliştiren ve hafıza için hayati önem taşıyan kolin maddesi, doğada en çok anne sütünde bulunuyor. Bu nedenle, uzmanlar, beynin hafıza ile ilgili bölümünün, bebeklikte yeterli kolin alınması ile gelişebileceğini belirtiyor.
Gelişmiş ülkelerde, bebek mamalarına kolin maddesi ekleniyor. Kolin, anne sütünden sonra en çok soya ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar ve yumurta sarısında bulunuyor.
Sağlıklı beslenmenin yanı sıra sabah ve akşam 30′ar dakikalık yürüyüş yapmak da çok faydalı. Ayrıca beynimizin de yeterli oranda oksijen alması için egzersize ihtiyacı var.
Beyin jimnastiği için bol bol bulmaca çözün. Beyin jimnastiği, dikkatinizi geliştirip hafızanızı güçlendirecektir.
21 Eylül Dünya Alzheimer Haftası nedeniyle dikkatler bir kez daha bu hastalığa yöneldi. Alzheimer artık hakkında daha fazla konuşulan bir hastalık. Bununla birlikte toplumda, hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaktan kaynaklanan yanlış inanışlar da mevcut.
Yaşlılık hastalığı mıdır yoksa gençlerde de görülür mü? İyileşme olasılığı var mıdır? Bitkisel ilaçlar tedavide etkili midir? Özellikle gelişmiş ülkelerde ömrün uzamasıyla birlikte daha fazla görülmeye başlanan Alzheimer hastalığı ile ilgili merak ettiklerimizi Anadolu Sağlık Merkezi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Türker Şahiner cevaplandırdı.
1990-2000 yılları arasında dünyada beyin araştırmalarına büyük bir fon ayrılmasıyla günümüzde Alzheimer hastalığıyla ilgili büyük gelişmeler sağlandı. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Türker Şahiner, Alzheimer ile ilgili yanlış bilinen doğrular ile ilgili şu bilgileri verdi:
Yanlış: Bunama yaşlılıkla birlikte gelir o nedenle yaşlanan insan kendi haline bırakılmalıdır. Doğru: Başta Alzheimer olmak üzere tüm bunama (demans) halleri geleneksel olarak yaşlılığın getirdiği bir durum olarak algılanıyor. Hem hekimler, hem hasta yakınları uzunca bir süre bunamanın tedavi edilemediğini veya tedavi etmeye değmeyeceğini düşündü. Oysa bugün, aralarında depresyon, vitamin eksikliği ve tiroid sorunlarının da bulunduğu bazı hastalıkların belirtilerinin bunamayla benzerlik gösterdiği biliniyor. Bu hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan belirtiler tedavi ile iyileştirilebiliyor ve hatta tamamen durdurulabiliyor.
Yanlış: Alzheimer’ın tedavisi yoktur. Doğru: Alzheimer, tamamen kurtulma olanağı olmasa da tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Yanlış: Alzheimer tedavisine, tanı konulur konulmaz başlamanın bir anlamı yoktur. Çünkü bu hastalıkta ne yaparsanız yapın her şey zaten daha kötüye gider. Doğru: Yapılan araştırmalar Alzheimer tedavisine geciktirmeden başlayan kişilerin, tedavisine aylar sonra başlanan kişilere göre genellikle daha iyi bir durumda olduklarını gösteriyor. Bu nedenle hekimlerin büyük çoğunluğu tedaviye hastalığın tanısından hemen sonra başlıyor.
Yanlış: Tedavi, Alzheimer’ın ilerlemesini tamamen durdurabilir veya hastayı yeniden eski haline getirebilir. Doğru: Ne yazık ki günümüzde modern tıbbın kullanımındaki ilaçlar henüz iyileşmeyi sağlayamıyor. Ancak tedaviler Alzheimer’a yakalanan hastaların daha net düşünebilmesine ve günlük işlevleri daha rahat yerine getirebilmesine yardımcı oluyor. Hastalık, ilaç tedavisi alan hastalarda almayanlara göre daha yavaş ilerliyor.
Yanlış: Belirgin bir faydası görülmüyorsa ilaçların birkaç hafta içinde kesilmesi gerekir. Doğru: Hafıza güçlendirici ilaçların gerçekten yararlı olup olmadığını anlamak için en azından birkaç ay belki daha fazla süre gerekiyor.
Yanlış: Alzheimer için geliştirilen ilaçlar sadece hastalığın erken safhalarında etkili olmaktadır. Bu nedenle orta ve ileri safhadaki hastaları tedavi etmeye çalışmanın bir anlamı yoktur. Doğru: Bu ilaçlar orta ve ileri safhadaki Alzheimer hastaların tedavisinde de etkilidir. Hatta, erken safhaya kıyasla orta safha hastalarda daha etkili olduğu bile söylenebilir.
Yanlış: Alzheimer’ın tedavisi için özel olarak geliştirilen aşılar ve kök hücre tedavileri yakında piyasada olacak; öyleyse bu tedavilerin piyasaya çıkmasını bekleyelim. Doğru: Alzheimer hastalığı için geliştirilen aşılar ve kök hücre tedavilerinin insan kullanımına hazır olabilmesi için daha yıllar gerekiyor. Bugüne kadar yapılan araştırmalarda düşünme eylemini ve hafızayı mevcut ilaçlardan daha iyi hale getiren deneysel bir tedavi yöntemi henüz belirlenemedi.
Yanlış: Bu ilaçları denemeden önce hafıza destekleyici takviye hapları veya bitkisel bazlı ilaçları kullanılabilir. Doğru: Böyle bir seçime gitmeden önce hekime danışmak önem taşıyor. Takviye haplar ve bitkisel ilaçların faydaları riskleri kadar çeşitlidir.
Yanlış: Tedaviden sonra bir iyileşme fark etmemek ilaçların işe yaramadığına işarettir. Doğru: Tedavi edilmeyen Alzheimer hastalığı sürekli olarak kötüye doğru ilerler. Bu nedenle herhangi bir değişiklik fark etmemek aslında iyiye işarettir. Çünkü bu belirti hastalığın (en azından bir süreliğine) ilerlemesine engel olunduğu anlamına gelir.
Yanlış: Alzheimer hastalığı için verilen ilaçların yan etkileri o kadar güçlü ki bunları kullanmak yarar yerine zarar getirir. Doğru: Günümüzde kullandığımız ilaçların neredeyse tamamının yan etkileri bulunuyor. Bugün için tedavide kullandığımız kolin esteraz inhibitörleri ve memantin, hastalar tarafından iyi tolere ediliyor ve yan etkiler çoğu zaman sorun yaratmıyor.
Alzheimer’ı önlemek için 10 öneri:
- Boş zamanınız olabilir, ancak beyninizin boş zamanı olmasın! – Yağdan ve şekerden fakir diyete özen gösterin. – Kan basıncınızın 130/80 mmhg üstünde olmamasına, özellikle de küçük tansiyonunuzun 9 mmhg altında olmasını sağlayın. – Her gün okumaya ciddi bir süre ayırın. – Aktif ve düzenli spor yapın. – Zihin egzersizine en az beden egzersizi kadar önem verin. – Müzik dinleyin, mümkünse dans edin. – Görsel belleğinize yönelik egzersizleri ihmal etmeyin. – Satranç, sudoku ve briç benzeri oyunları tercih edin. – Mutlaka ayda birkaç kez sosyal toplantılara aktif olarak katılın. Sadece dinleyici olmayın.
Alzheimer olmaktan kurtulamayabilirsiniz ancak başlangıç yaşını en az 10-15 yıl öteleyebilir ve umut verici yoldaki tedavileri yakalayabilirsiniz.
Alzheimer, belirli bir yaştan sonra insanların yaşam kalitesini düşüren ciddi ve tehlikeli bir hastalıktır. Uzmanlar, sağlıklı insanlara yaşlılık dönemlerinde Alzheimer hastalığına yakalanmamak için beyin diyeti uygulamalarını tavsiye ediyor.
Brokoli ve ıspanak gibi sebzeler, kadının ileri yaşlarda hafıza kaybetmesini önlüyor. Hem kadınların, hem erkeklerin orta yaşlardan itibaren obeziteden kaçınması, Alzheimer riskini azaltıyor. Yeni araştırmalara göre, Alzheimer ya da demansa yakalanmamak için standart sağlık önerilerini yerine getirmek ve ‘beyin diyeti’ yapmak yeterli.
Alzheimer hastalığının risk faktörleri
Beyni sağlıklı tutmak için de aktif olmak, kolesterol, kan şekeri ve kan basıncını kontrol altında tutmak gerekiyor.
Alzheimer hastalığı konusunda yapılan yeni çalışmaların ortaya koyduğu bir gerçek, orta yaşlarda obezite, yüksek kolesterol ve yüksek tansiyon, ileriki yaşlarda Alzheimer türü hastalıkların oluşması yönünde ayrı ayrı risk faktörleri oluşturuyor. Bu problemlerden her biri, hastalık riskini iki katına çıkarıyor.