Tüp bebeklerde genetik kusurlar ve sağlık sorunları riskinin yüzde 30 daha fazla olabileceği, tüp bebek yapmak isteyen çiftlerin önceden bu konuda uyarılması gerektiği bildirildi. İngiliz uzmanlar, tüp bebek yönteminin bebekte ölümcül sağlık sorunlarına veya uzun dönemde çözülmesi bile mümkün olamayabilecek sakatlıklara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Uyarı, İngiltere hükümetinin Fertilizasyon ve Embriyoloji Kurumu (HFEA) tarafından yayımlandı.
Kısırlık tedavisi için başvuran çiftlerin, bu yöntemin bebekte hayatı tehdit eden sağlık sorunları veya uzun dönemli sakatlıklara yol açabileceğini bilerek kararlarını vermeleri gerektiği kaydedildi.
Daily Mail’in haberine göre, İngiltere’de ilk kez yapılacak bir uygulamayla, ekim ayından itibaren tüp bebek merkezleri çiftleri, gerek tüp bebek gerekse benzeri diğer yöntemlerin riskleri konusunda önceden uyarmak zorunda olacak.
Riskler
Atlanta’daki Hastalıkların kontrolü ve Önlenmesi Merkezinden bilim adamları, Ulusal Doğum Kusurlarını Önleme Çalışmasındaki verileri kullanarak 13 bin 500 doğumla 5 bin kişilik kontrol grubunu karşılaştırdı.
Human Reproduction dergisinde yayımlanan araştırmada, tüp bebeklerin kalp kapakçığı kusurundan, yarık dudak ve damağa, bağırsakların ve yemek borusunun tam gelişmemesi yüzünden sindirim sistemi anormalliklerine kadar çeşitli hastalıklardan mustarip olabildiği saptandı.
Bunun yanı sıra tüp bebeklerde küçük olsa da gelişme geriliğine yol açan Angelman Sendromu ile karında delik ve öğrenme zorluklarına yol açan Beckwith-Wiedeman Sendromu gibi nadir görülen genetik hastalık riskinin de, normal yollarla dünyaya gelen bebeklere göre daha fazla olduğu belirtildi.
Tüp bebeklerde veya diğer tedavi yöntemleriyle dünyaya gelen bebeklerde sağlık sorunlarının daha fazla olması riskinin, doğanın düşük kaliteli oldukları için atacağı yumurtaların kısırlık tedavisindeki ilaçlar sayesinde kullanılması olabileceği belirtildi.
Diğer bir sebebin de, yumurtaları artık düşük kaliteli olan yaşı büyük kadınların bu yönteme daha fazla başvurması olabileceği kaydedildi.
Bilim adamları yine de, risklerin doğrudan kısırlığın sebebiyle mi ilintili, yoksa bizzat yöntemin kendisinden mi kaynaklandığını henüz bilmiyor.
Yalnızca tek bir yumurtası olan kadınlara tıp dünyası altın yumurta adını veriyor. Tüp bebek yöntemiyle bu kadınlar anne oluyor, hatta ikiz bebek bile dünyaya getirebiliyorlar…
Umut Tüp Bebek Merkezi Başhekimi Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Enver Kurt, tek bir yumurta ile anne olmanın yollarını anlattı:
- Altın yumurta nedir?
Biz tüp bebekçilerin kullandığı hem bizim için, hem de hastalarımız açısından çok önemli bir deyimdir. Anne-baba adayı için altın yumurta; kıl payı yakalanan şans demektir. Tüp bebek tedavilerinde verilen ilaçlar sayesinde kadınlarda birden fazla yumurta büyütülmekte ve gebelik şansı fazlalaştırılmaktadır. Ancak bazı durumlarda, yumurtalıkların özelliğinden dolayı ne yaparsak yapalım, hastaya yüksek dozda ilaç bile versek, doğa sadece tek bir yumurtanın büyümesine izin veriyor. Yani altın yumurta; yapılan tedavilere sadece bir tek yumurta büyüterek cevap verebilen ve sonrasında bu tek yumurta ile gebelik elde edilen hastalar için bir bebek demektir.
- Tek bir yumurtası olan bir kadın, anne olabilir mi? Altın yumurta ile gebe kalma şansı yüzde kaçtır?
Gerçekte her kadın her adet döneminde zaten tek bir yumurta geliştirmekte ve yumurtlaması olmaktadır. Tüp bebek tedavisinde ise tek bir yumurta yerine, daha fazla yumurta geliştirilerek gebe kalma şansı fazlalaştırılmaktadır. Bunu piyangodan bilet almaya benzetebiliriz. Tek bir bilet alırsanız; ikramiyenin tutma ihtimali ile, birden fazla bilet alırsanız ikramiyenin tutma ihtimalleri farklıdır.
Normal şartlarda tedaviye iyi yanıt veren hastalarda gebe kalma şansı yaşına göre yüzde 40-60 arasında değişirken, sadece tek bir yumurtası gelişenlerde bu oran yüzde 20lerin altına düşmektedir. Eğer kadın 40 yaşın üzerindeyse, tek bir yumurta ile başarılı olma şansı yüzde 10ların da altına düşmektedir. Unutulmaması gereken bir diğer konu da; tüp bebek tedavisinde, sadece yumurta elde etmekle sonuca ulaşılmadığıdır.
Yukarıdaki değerler embriyo transferi uygulanmış olan olgulara aittir. Toplanan yumurtanın daha sonra mikroenjeksiyon ile döllenmesi ve embriyo gelişimi olmaktadır. Bu basamaklarda da birtakım problemler yaşanabilir. Yani her tek yumurtası toplanan hasta, embriyo transferine gidemeyebilir. Böylece tedaviye başlamış olan hastalara genel olarak baktığımızda, tek yumurta geliştiğinde gebe kalma şansı oldukça azalmaktadır. Bu durumda gebe kalmış hastalardaki tek yumurta; gerçekten madende bulunmuş altın gibi olmaktadır.
Yaş faktörü önemli
- Tek bir yumurtası olan bir kadının doğal yollarla çocuk sahibi olması mümkün mü?
Tek yumurta ile eğer kadının tüpleri açıksa ve yeterli sayıda sperm de varsa, doğal yoldan gebelik mümkün olabilir. Ancak bundan, hastaların ilelebet doğal yoldan gebeliği beklemesi gibi bir sonuç çıkarılmamalıdır. Özellikle kadın 35 yaşın üzerinde ise, mutlaka hızlı olarak sonuca gidecek şekilde yönlendirilmeli ve tedavisi gerekirse tüp bebeğe kadar götürülmelidir. Çünkü eğer yumurtalık rezervleri azalırsa, özellikle de kadının yaşı 38 ve üstüne ulaşmışsa, tüp bebekle bile son derece sınırlı bir gebelik şansı söz konusu olabilir.
- Bir kadında neden yumurta azlığı olur? Az ya da tek yumurta, kaliteli olabilir mi?
Yumurtalıklarda rezerv azalmasının bilinen nedenleri ilerleyen yaş (özellikle 35 yaş üstü), yumurtalıklara yönelik ameliyatlar, bazı kanser tedavileri ve bağışıklık sistemine ait bazı hastalıklardır. Çoğu zaman elle tutulur bir neden yoktur. Yapılan araştırmalar neden bazı kadınların yumurtalık rezervlerinin erken yaşta azaldığını açıklayamamıştır. Yumurtanın kaliteli olması, döllenme ve kaliteli embriyo geliştirme olasılığını arttırır. Yumurtalık rezervi azalmış hastalarda elde edilen yumurtalar yapısal ve genetik olarak problem gösterir ve yumurta kalitesini kötü etkiler. En önemli faktör yaştır. Genç bir hasta ile daha yaşlı birinin yumurta kaliteleri arasında ciddi farklar vardır.
Çocuk sahibi olmak için “Tüp bebek” yöntemine başvuran ancak denemelerinde başarısız olan çiftler genellikle hayal kırıklığı ile birlikte umutsuzluğa kapılır. Oysaki konu ile ilgili teknolojik gelişmelere paralel olarak yeni uygulamalar sayesinde tüp bebek tedavisinde başarıyı artırmak mümkün.
Memorial Hastanesi Tüp Bebek (IVF), Androloji ve Genetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Semra Kahraman, bu yöndeki uygulamalar hakkında bilgi verdi.
Daha önce başarısız tüp bebek tedavisi geçirmiş çiftlerde, başarı şansını arttıracak yeni uygulamalar nelerdir?
Daha önce başarısızlıkla sonuçlanan tüp bebek uygulamalarında çift tekrar tedaviye alınırken detaylı olarak incelenir ve hangi nedenlerle gebe kalamadığı araştırılır. Tüp bebek yöntemi ile bir kez gebe kalamamış olan çiftlerde çok endişelenmiyoruz. Ancak iki kez veya daha çok tüp bebek uygulamasında iyi embriyolar verilmesine rağmen gebelik elde edilemiyorsa çok çeşitli testler yapıyoruz.
Öncelikle kadına ait nedenleri araştırıyoruz. Kadınlarda rahim içi yapışıklıklar, rahim içinde myom veya polip gibi embriyonun tutunmasını engelleyebilen anormallikler var mı? Bunları ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu amaçla ultrasonografi eşliğinde rahim içine sıvı vererek rahim boşluğunun normal olup olmadığını kontrol ediyoruz. Bu basit ve hasta için ağrısız bir yöntem. Rahim filmi (HSG) de bu tür bozuklukları görmek için başvurulan bir yöntemdir. Ancak HSG yönteminin ağrılı olması ve enfeksiyon gibi riskleri nedeniyle Histeroskopik inceleme günümüzde daha çok tercih edilmektedir. Histeroskopi rahim içine yerleştirilen ufak bir kamera sistemi ile detaylı olarak inceleme şansı veren kolay bir yöntemdir. Aynı zamanda rahim içindeki bozuklukları düzeltme kolaylığı getirmektedir. Histeroskopi tüp bebekte başarısız olmuş vakalarda çok sık kullandığımız bir yöntemdir. Ancak tecrübeli cerrahlar tarafından yapılmalıdır.
Embriyoların tutunmasını engelleyen bir diğer neden de kadının tüplerinde tıkanmaya bağlı olarak sıvı birikmesidir.
Ultrasonografi ile tanımlanabilen ve hidrosalpenks adı verilen bu durumda rahim filmi çekilerek veya laparoskopi yapılarak hidrosalpenksin boyutlarını daha net olarak ortaya koymak ve tedavi etmek mümkündür. Tüplerde biriken sıvı rahim içine akarak embriyoların tutunmasını engellemekte veya gebelik oluştuğunda erken düşüklere yol açmaktadır. Bu durumda tüplerin laparoskopi ile çıkarılması veya rahimle birleştiği noktadan bağlanması başarı şansını belirgin olarak arttırmaktadır. Tüplerde sıvı toplanması kadında tüp bebek şansını azaltan en önemli ve en sık görülen nedenlerden birisidir.
Ayrıca hormonal bozukluklar da embriyo gelişimini ve rahimde tutunması engeller. Tiroid bezi hastalıkları, beyinde hipofizden salgılanan süt hormonu (prolaktin) artışı önemlidir. Kanda bakılan hormon seviyeleri ile bu bozukluklar tanımlanabilir. Polikistik over hastalığı ve yol açabildiği insülin hormonu artışı gebe kalmayı zorlaştırdığı gibi düşüklere de yol açabilmektedir. Bu amaçla insülin direncini azaltan şeker hastalığı ilaçları verilerek gebelik şansı arttırılabilir.
Başarısızlığın nedeni tespit edildikten sonra yapılan işlemler nelerdir?
Biz başarısız tüp bebek uygulamaları olan çiftlerde yukarıdaki tüm araştırmalar normal bulunduğunda rahim içinden doku örneği alıyor ve bu örneği laboratuar ortamında kültüre edip çoğaltarak embriyoları bu kültür ortamında geliştiriyoruz. Endometrial ko-kültür olarak adlandırılan bu teknik ile adetin 21. günü rahim içinden alınan ufak bir doku örneği laboratuar koşullarında üretilerek yapay bir rahim içi dokusu oluşturuluyor ve embriyolar bu doku içinde büyütülüyor. Embriyo gelişimi için gerekli olan büyüme faktörleri, proteinler ve besleyici maddeler yönünden zengin olan rahim içi doku kültürü bu sayede embriyo gelişimini destekliyor, ayrıca ortamda oluşan antioksidanlar embriyo için zararlı olabilecek artıkları uzaklaştırıyor. Bu teknik daha önce başarısız sonuçlanmış tüp bebek vakalarında yapay kültür ortamlarına bir alternatif olarak kullanılmaktadır.
Embriyoların tutunmasını engelleyen bir diğer sebep kromozom bozukluklarıdır.
Sağlıklı görünen birçok embriyo kromozom bozukluğu nedeniyle rahim içinde tutunamamaktadır. Embriyolarda genetik tanı işlemini yaparak, hem en sağlıklı, hem de tutunma kabiliyeti en yüksek olan embriyoların seçilmesi sağlanmaktadır. Böyle bir seçim ile gebelik şansı arttırılıp, düşük riski azaltılmakta ve aynı zamanda çoğul gebelikler engellenmektedir. Tüp bebekteki nihai amaç tek, sağlıklı ve canlı doğumla sonlanacak bir gebelik elde etmektir. Preimplantasyon genetik tanı bu amaçla tekrarlayan başarısız tüp bebek vakalarında kullanılmaktadır.
Tüp bebek yöntemine en çok talebin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden geldiğini söyleyen uzmanlar, bunun nedenlerinden birinin, çocuğu olmayan kadının “Kuma gelir” korkusuyla tüp bebeği tercih etmesi olduğunu söylüyor.
Aileler gizlilik istiyor
Dr. Hakan Özörnek’in verdiği bilgilere göre, kısırlık tedavisinde eğer başka bir yöntem kalmamışsa en son tüp bebek yöntemine başvuruluyor.
Özörnek konu ile ilgili şu açıklamaları yaptı:
“Basamak basamak yapılan kısırlık tedavisinde en son basamak, tüp bebek yöntemidir. Tüp bebek yönteminin maliyeti büyük olduğundan, kısırlık tedavisi gören çiftlerin ancak yüzde 15′i bu yöntemi değerlendirebiliyor. Türkiye’de en çok talebin geldiği Güneydoğu’da tüp bebek yöntemini isteyen çiftlerin halen kafalarında soru işareti bulunuyor. Çiftler, tüp bebek yöntemini kullandıklarının gizlenmesini istiyor. Tüp bebek yöntemine yoğun talep nedeniyle, bölgelerde daha fazla tüp bebekle ilgili tanıtım yapılarak insanların daha fazla aydınlatılması gerekiyor.”